(2004 S. K. m. 67) (Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları m. B.1, B.2, C.7)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 26.07.2005 tarih ve 2005/195 - 2005/382 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İhsan Akgül tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin murisinin davalı sigorta şirketi tarafından otobüs zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası sözleşmesi ile sigortalanan otobüste yolcu olarak bulunmakta iken uğranılan kaza sonucu vefat ettiğini, davalı hakkında sigorta bedelinin ödenmesi için yapılan icra takibinin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptaline takibin devamına ve %40 oranında inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin zorunlu mali sorumluluk ve ferdi kaza zorunlu koltuk sigortacısı olduğunu, zorunlu mali sorumluluk sigortası gereği hak sahiplerine ödeme yapıldığını ve hak sahiplerinin gerçek zararlarının giderildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre; otobüs zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası sözleşmesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasının birbirinden farklı düzenleme içerdiğini, davalının her iki sözleşme için de ayrı ayrı sorumlu olduğunu, ancak, Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartlarının B1 ve B2 maddelerine göre rizikonun gerçekleştiğinin öğrenilmesinden itibaren 30 günlük hak düşürücü süre içinde davacıların davalı sigortaya müracaat etmedikleri gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, Otobüs Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortasına dayalı ölüm nedeniyle sigorta bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, rizikonun gerçekleştiğinin öğrenilmesinden itibaren 30 günlük hak düşürücü süre içinde davacıların sigortaya müracaat etmedikleri gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartlarının B1 ve B2 maddelerinde öngörülen 30 günlük süre, hak düşürücü süre olmayıp, davacıların tazminat hakkını ortadan kaldırmaz. Ayrıca, Genel Şartların C.7 nci maddesine göre, sigorta sözleşmesinden doğan her türlü tazminat davası, hak sahibinin zararı ve tazminat yükümlülerini öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halde olaydan itibaren 10 yıl sonra zamanaşımına uğrar. Olay cezayı gerektirir ise ceza zamanaşımı süresi dikkate alınır denilmek suretiyle zamanaşımı süresini belirtmiş olup, bu düzenleme karşısında, davacıların zamanaşımı süresi içinde iş bu davayı açtıkları düşünülmeksizin, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy