(6762 S. K. m. 1301) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 7. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 09.06.2005 tarih ve 2003/593 - 2005/332 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mutlu Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından işyeri sigorta poliçesi ile rizikolara karşı teminat altına alınmış bulunan sigortalıya ait kırk üç adet tank alüminyum döküm parçasının davalının uhdesinde iken zayi olduğunu, belirlenen tazminat bedelinden müşterek sigorta gereğince müvekkil şirketin payına düşen 14.393 USD'nin sigortalıya ödendiğini, tazminatı ödemekle müvekkilinin sigortalısının haklarına halef olduğunu ileri sürerek anılan miktarın faiziyle birlikte tahsil anındaki kur üzerinden davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, malların müvekkilinin iş yerinde meydana gelen hırsızlık neticesi zayi olduğunu, müvekkilinin kusuru bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu zarar gören malın dava dışı sigortalı ile Savunma Sanayi Müsteşarlığı arasında yapılan sözleşmeye istinaden üretici firma sıfatıyla Müsteşarlık adına alımının yapıldığı, sigortalı dışında üçüncü şahsa ait olduğunun belirlendiği, sigorta konusu malların sigorta teminatı altında olduğunun sunulan belgeler ile kanıtlanamadığı, davacının sigortalısına tazmin yükümlülüğünün bulunmadığı, tazminat haklarının devrine ilişkin yazılı sözleşmenin de sunulmadığı, davacının tazmin yükümlülüğü olmadığından dava açma hakkının da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, işyeri sigorta poliçesine dayalı olarak davacının sigortalısı FNSS Savunma Sistemleri A.Ş.ne yapılan ödemenin davalıdan rücuan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece sigortaya konu malların sigorta teminatı altında olduğunun kanıtlanamadığı, davacı sigorta şirketinin bu nedenle sigortalısına tazmin yükümlülüğünün bulunmadığı, TTK. nun 1301. maddesi uyarınca sigortalının haklarına halef olamayacağı gerekçesiyle dava açma hakkının bulunmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. Davacının sigorta poliçesi kapsamında bulunmayan bir ödemeyi yapmış olması nedeniyle sigortalısının haklarına halef olamayacağı belirtilmişse de yapılan ödeme karşılığı alınan 13.05.2003 tarihli Tazminat Makbuzu ve İbraname ile dava dışı zarar gören FNSS Savunma Sistemleri A.Ş.nin gerçekleşen hasar nedeniyle üçüncü kişilere karşı talep ve dava haklarının ödenen tazminat kadar Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi'ne devredilmiş bulunduğunun anlaşılmasına göre alınan tazminat makbuzu ve ibranamenin aynı zamanda dava dışı anılan şirketin davaya konu hasar nedeniyle üçüncü kişilere karşı yöneltebileceği talep ve dava hakkının davacıya devrini de içerdiği, bu durumda temlikname niteliğindeki bu belgeye dayalı olarak davacının dava açmaya hakkının bulunduğunun kabulü ile uyuşmazlığın esasına girilerek davalının oluşan zarardan sorumlu bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi, davalının gerçekleşen zarar nedeniyle sorumlu olup olmadığının belirlenmesine yönelik deliller getirtilmeden ve bu yönde bir inceleme yapılmadan davalının zarardan sorumlu olmadığına karar verilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.12.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy