(5464 S. K. m. 21) (818 S. K. m. 44)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 7. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 05.04.2005 tarih ve 2003/796 - 2005/232 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi D
C
tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait işyerinde kredi kartı ile yapılan ödeme karşılığı satış yapıldığını, satışın onaylanmasına rağmen satış bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, 5.800.000.000.-TL.sının faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile müvekkili arasında Üye İşyeri Sözleşmesi ve Ek Sözleşme imzalandığını, sözleşme gereği, davacıya ödenen tutarın geri alındığını, yurtdışı bankaya ait kredi katı ile yapılan dava konusu işlem sonucu alacağın davacının hesabına geçirildiğini, yapılan araştırma sonucu satış işleminde kullanılan kartın sahte olduğunun tespit edildiğini, üye işyeri tarafından gerekli özen ve dikkatin gösterilmesi halinde sahteliğin ortaya çıkarılabileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının gerekli dikkat ve sorumluluğunu yerine getirmemiş olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, üye işyeri sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Davalı banka, davacı üye işyerinin satış miktarındaki artış nedeniyle dava konusu işlem için yurt dışı bankasına yazı yazarak kartın kontrol edilmesini istemiş, gelen cevapta kartın sahte/kopyalanmış olabileceği bildirilmiştir. Kartın sahte olduğu hususunda, kartı veren yabancı kuruluşun davalıya çektiği mesaj fotokopisinin tercümesinden başka bir delil bulunmamaktadır. Bu itibarla, kartın sahte olduğunun, mahkemece, çekişmesiz kabul edilmesi ve buna bağlı olarak yazılı gerekçeye dayalı sonuca bu kabul ile ulaşılması doğru olmamıştır.
Öte yandan, davacının gerekli dikkat ve özeni yerine getirmediğine ilişkin bilirkişi raporuna göre davanın reddine karar verilmiş ise de kabulün somut dayanağı açıklanmamıştır. Nitekim, davacı vekili de, müvekkilinin, kart hamilinin kimlik kontrolü yaptığını, harcama belgesine atılan imzanın ve bu belgedeki kart numarasının kart üzerindeki imza ve kart numarası ile aynı olduğunu, yapılan işlem sonucu gerçekleştirilen satışın deftere işlendiğini, sonuçta sözleşmede aranan yükümlülükleri davacının yerine getirdiğini ileri sürmüştür. Bu hususlar, davalının müterafik kusurunun kabulünü gerektiren hallere ilişkin olup, sonuca etkilidir. Kartın gerçekten sahte/kopyalanmış olması halinde, mahkemece, uluslararası kredi kartı uygulamasının ulaştığı aşama itibariyle davalı bankanın sahte/kopyalanmış kredi kartlarına POS cihazının onay vermesini engelleyici teknik bir takım önlemler almasının mümkün olup olmadığı üzerinde de durulmalıdır.
Bu durumda, mahkemece, bu açıklamalar çerçevesinde, iddia ve savunmanın üzerinde yeterince durulması, sözleşmenin hangi hükümlerini, hangi tarafın somut olayda nasıl ihlal ettiğinin tam olarak ortaya konması, tarafların kusur oranlarının saptanması, denetime elverişli yeni bir bilirkişi raporu alınması, sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy