(1163 S. K. m. 53) (6762 S. K. m. 385)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 6. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 13.07.2005 tarih ve 2004/428-2005/395 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 06.03.2007 gününde taraf avukatları tebligata rağmen gelmediğinden tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan, dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar A. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin ortağı bulunduğu davalı kooperatifin 06.06.2004 tarihli genel kurul toplantısında usulsüz bilançoya dayanılarak yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ibra edildiğini, daha önceki havuz yapılmaması yönündeki kararın aksine karar alındığını ileri sürerek, bu kararların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının dava hakkının bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesi hükmü uyarınca ortağın genel kurul kararlarının iptalini dava edebilmesi için ilgili kararlara karşı ret oyu kullanılması ve muhalefet şerhi koymasının gerektiği, iptali istenilen bazı kararların oylamasında ret oyları kullanılmış ise de bunların kim tarafından kullanıldığının anlaşılamadığı gibi muhalefet şerhinin de bulunmadığı, davacının dava açma koşullarının oluşmadığı, esasen iptali istenilen genel kurul kararlarının yasa ve anasözleşmede öngörülen toplantı ve karar nisabı ile alındığı, TTK. nun 385. maddesinde öngörülen kazanılmış hakları ihlal etmediği ve hükümsüzlük koşullarının da oluşmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davalı vekili duruşmaya gelmediğinden duruşma vekillik ücretinin takdirine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 1.90 YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 08.03.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy