(1163 S. K. m. 17) (818 S. K. m. 104)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Büyükçekmece Asliye 2.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 05.07.2005 tarih ve 2004/2708-2005/467 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 06.03.2007 gününde davacı avukatı M. Adil Demirci ile davalı avukatı Ülkü Yıldız gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, 1996 yılında davalı kooperatife ortak olan müvekkilinin 2001 yılında ortaklıktan ayrıldığını, davacı tarafından ödenen 12.171.000.000 TL. nın davalı tarafından iade edilmemesi üzerine, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Kooperatifler Kanunu'nun 17. maddesi gereğince çıkan ortaklara yapılacak iade ödemelerin 3 yıl süre ile geciktirilmesi yönünde genel kurul kararı bulunduğunu, davacı tarafın tüm ödediği aidatı isteyemeyeceğini, davacının da genel giderlere katlanmak durumunda olduğunu, davacının istifa tarihinden itibaren faiz isteyemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının davalı kooperatife ödediği ana paranın 12.172.000.000 TL olduğu, 1996-2001 yılları arasında davacı payına düşen genel gider miktarının 547.902.508 TL. olduğu, ödeme imkanı olmadığından bahisle ödemeler genel kurul kararı ile 3 yıl ertelenmiş ise de, davalı kooperatifin davacıya yapacağı ödemenin kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürecek nitelikte olmadığı, ayrıca ayrılan diğer üyelere genel kurul kararına uyulmadan da ödeme yapıldığı, davalı kooperatifin 28.05.2002 tarihinde temerrüde düştüğü ve bu tarihten itibaren temerrüt faizinden sorumlu olduğu gerekçesiyle, davalının icra takibine yaptığı itirazın 11.624.097.492 TL. Asıl alacak, 13.935.000.000 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 25.559.097.492 TL üzerinden iptaline, bu miktar üzerinden takibin devamına, asıl alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava, davalı kooperatif ortaklığından ayrılan davacı önceki ortağın ödediklerinin istirdadı istemine ilişkindir.
Davacının kooperatif ortaklığından ayrılma tarihi 14.02.2001 olup, davacı alacağı 28.05.2002 tarihinde muaccel hale gelmektedir. 28.04.2002 tarihli kooperatif genel kurulunda, gündemin 8. maddesinde, kooperatif ortaklığından çıkan ve çıkarılan ortaklara yapılacak geri ödemelerin Kooperatifler Kanunu'nun 17/2. maddesi uyarınca 3 yıl süre ile ertelenmesine oy çokluğu ile karar verilmiştir.
Davacı vekili, müvekkili ile aynı durumda olan başka ortaklara ödemelerde 3 yıl erteleme kararının uygulanmadığını savunmuş, mahkemece bu yönde görüş beyan eden bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle, davalı kooperatif uygulamasının eşitliğe aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak davalı kooperatif vekili, bilirkişi raporuna karşı verdiği tarihsiz dilekçede, bilirkişiler tarafından peşin ödeme yapıldığı ileri sürülen ortaklara peşin ödeme yapılmadığını, kayıtların eksik incelendiğini belirterek itiraz etmiştir. Mahkemece, davalı vekilinin bu ciddi itirazları karşısında, bilirkişiden denetime elverişli ek rapor yada ayrı bir heyetten yeni bir rapor alınması gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Öte yandan; Davacı, işlemiş faizle birlikte toplam 31.515.000.000 TL alacağın, takip tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptalini istemiştir. Mahkemece, 11.624.097.492 TL asıl alacak, 13.935.000.000 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 25.559.097.492 TL üzerinden takibin devamına karar verilmiş, faizin hangi miktar yönünden ve hangi tarihten itibaren yürütüleceği konusunda açıkça karar verilmemiştir. Borçlar Kanunu'nun 104/son maddesinde yer alan, geçmiş günler faizinin ödenmesinde temerrüde düşen borçlu aleyhinde faiz yürütülemeyeceği (faize faiz yürütülemeyeceği) kuralına aykırı olarak, geçmiş günler faizine icra takip tarihinden itibaren tekrar faiz yürütür sonucuna ulaşılacak şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenlerle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2 numaralı betlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 500.00 YTL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.03.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy