(818 S. K. m. 96, 98, 106)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Adana Asliye 4. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 17.05.2005 tarih ve 2004/737-2005/191 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 13.03.2007 gününde davacı Selahattin Oğun Eskiyörük gelip, davalı vekili tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının imzaladığı sözleşme ile işleteni olduğu oto yıkama-yağlama ve otolastik işyerinin bütün şerefiye, demirbaş, işletme malzemeleri, dekorasyon ve müştemilatını 16.500.000.000 TL. bedelle müvekkiline devretmeyi üstlendiğini, devir bedelinin 14.000.000.000 TL.sının nakit, 2.500.000.000 TL.sının çek verilmek suretiyle ödendiğini, ancak oto lastik işletmesinin maliki olmadığından işletme hakkını devredemediğini, ayrıca oto yağlama-yıkama işyeri girişinin, girişin yapıldığı apartman yönetimi tarafından duvar örülerek kapatılacağı yönünde karar alındığını daha önceden bilmesine rağmen, bu konuda sözleşme sırasında müvekkilini bilgilendirmediğini, bu şekilde davacının sözleşmeyi imzalarken esastan hata ve hileye maruz bırakıldığını, keşide edilen ihtarname ile de edimin yerine getirilmesinin sağlanamadığını, sözleşmenin bu nedenle feshedildiğini ileri sürerek, 14.000.000.000 TL.nın ve çekin iadesini, 1.000.000.000 TL. manevi tazminat ile kaçırılan fırsatlar nedeniyle de 500.000.000 TL. tazminatın davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, sözleşmenin imzalanması sırasında müvekkilinin mecurun yetkili kiracısı olduğu yönünde bir ifadesi bulunmadığını, tam aksine sözleşme içeriğinde malik Yasemin Altunel ile davacı arasında yeni bir kira sözleşmesi yapılması konusunda yardımcı olunacağının belirtildiğini, işyerinin 20 gün boyunca davacının icarında kaldığını ve müşteri potansiyelini gördüğünü ve mülk sahibi ile anlaştıklarını, bu yüzden mevcut durumu davacının bildiğini ve sözleşme sırasında yanıltılıp kandırıldığı iddiasının yerinde olmadığını, oto lastik işletmesinin tüm müştemilatı ile devredileceği konusunda yükümlülüklerinin olmadığını, zira bu yerin alt kiracı olarak Abdullah Altaş'ın 15.12.2004'e kadar müvekkilince kiralandığını, bu tarihten sonra oto lastik bölümünün davacıya kiralanıp kiralanamayacağının müvekkili ile ilgisinin olmadığını, önceden demirkapı ile kullanılan mahallin apartman yönetimi ile müvekkilinin iyiniyetli ilişkileri çerçevesinde yürütüldüğünü, daha sonra duvarla kapatılmasının da yönetimin tasarrufu olduğunu, işletmenin giriş kapısının ise kapatılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacı adına hareket eden eşinin sözleşmeden önce işyerinin gelir durumunu ve diğer hususları araştırmak için dava konusu işyerine geldiği, gözlemler yaptığı, apartman bahçesinin kapatılacağına ilişkin bir bilgiden haberi olup olmadığının belirlenemediği, fakat devir protokolünde kararlaştırılmasına rağmen lastik işyerinin davacıya devrinin sağlanamadığı ve bu nedenle davalının sözleşmeye muhalefet ettiği, BK 96. maddesi gereğince davalının kendisine hiçbir kusur izafe edilemeyeceğini ispat etmediği takdirde muarazalardan sorumlu olduğu, BK. 98/2 maddesi gereğince haksız eyleme ilişkin hükümlerin kıyasen akde aykırılık hallerine de uygulanacağı, BK. 106. maddesi gereğince de iki tarafa borç yükleyen akitlerde sözleşmeye aykırı davranan tarafa fesih için uygun bir mehil verilip aykırılık giderilmediği taktirde sözleşmenin feshedilip zararların istenebileceği, davacının bu şartları taşıyan ihtarnameyi 26.05.2004'te davalıya tebliğ ettirdiği ve sözleşmeyi feshettiğini bildirdiği, feshin haklı nedene dayandığı, bu durumda davacının verdiklerini geri isteyebileceği, ancak kaçırılan fırsat zararının kanıtlanamadığı, manevi tazminat koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 14.000.000.000 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, 30.06.2004 tarihli 2.500.000.000 TL'lik çekin iptali ve davacıya teslimine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 658.00 YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, takdir edilen 500.00 YTL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 13.03.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy