(2918 S. K. m. 91, 85, 88, 98, 99)
Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 27.07.2005 tarih ve 2004/508-2005/303 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı sigorta şirketi ve katılma yoluyla davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisinin, davalılardan A. Sigorta A.Ş.'ye zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araçta yolcu iken, bu araç ile zorunlu trafik sigortası olmayan diğer aracın çarpışması sonucu vefat ettiğini, bu nedenle müvekkillerinin destekten yoksun kaldıklarını ileri sürerek, ıslah ile artırılmış olarak toplam 32.997,13 YTL tazminat ile 150,00 YTL cenaze giderinin kaza tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan A. Sigorta A.Ş. vekili, müvekkili tarafından davacılara 21.01.2004 tarihinde tazminat bedelinin ödendiğini ve davacıların müvekkilini ibra ettiklerini, ayrıca poliçe limiti ile kusur oranında sorumlu olduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, teminat limiti ile kusur oranına göre sorumlu olduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre; meydana gelen kazada davacıların murisinin içinde bulunduğu araç sürücüsünün 6/8 oranında, diğer sürücünün ise 2/8 oranında kusurlu oldukları, davacıların murisin desteğinden yoksun kaldıkları, davalıların ayrı ayrı kusur oranlan ve poliçe limitlerine göre sorumlu oldukları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, toplam 19.652.00.-YTL destekten yoksun kalma tazminatının davalı A. Sigorta A.Ş.'den 14.12.2003 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile, 13.203,93 YTL destekten yoksun kalma tazminatı ile 150,00 YTL cenaze giderinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile diğer davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı sigorta şirketi vekili ve katılma yolu ile davacılar vekili temyiz etmişlerdir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın sigorta hukukundan kaynaklanmasına, bu hususun TTK'nın 5. kitabında düzenlenmiş olmasına, aynı Yasanın 3. maddesinde ise, bu yasada düzenlenen hususların ticari işlerden olduğunun açıklanmış olmasına ve 3095 Sayılı Yasanın 2/3. maddesi uyarınca ticari işlerde avans faizinin istenebileceğine göre davalılardan A. Sigorta A.Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, davalıların ayrı ayrı kusur oranlan ile ve poliçe limitleri ile sorumlu oldukları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve 19.652,00 YTL tazminatın A. Sigorta A.Ş.'den 14.12.2003 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile, 13.203,93 YTL tazminatı ile 150,00 YTL cenaze giderinin dava tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile diğer davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, TTK'nın 1299., 2918 sayılı KTK'nın 98/1. ve 99/1. maddeleri ile zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi (ZMSS) genel şartlarının 12. maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakla, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Davacı tarafça davalılardan A. Sigorta A.Ş.'ye tazminat için başvuru yapıldığı ve bir miktar ödeme yapıldığı taraflarca çekişmesiz olup, davacı tarafça sigortaya ne zaman başvuru yapıldığı belli değildir.
Bu durumda, davalı sigortanın temerrüdünün belirlenmesi için tarafların bu konudaki delillerinin dosyaya ibrazının sağlanması gerekirken, sigorta şirketinin tazminat hesabına ilişkin rapor tarihinin temerrüt tarihi olarak esas alınması doğru olmamış ve bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
3- Öte yandan, mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalıya sigortalı araç sürücüsünün, 6/8 oranında, diğer araç sürücüsünün ise 2/8 oranında kusurlu bulunduğu tespit edilmiş ise de, aynı olaya ilişkin ceza mahkemesi dosyasında davalıya sigortalı araç sürücüsünün 2/8 oranında diğer araç sürücüsünün 6/8 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş olup, ceza davasının derdest olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece, yargı birliğinin sağlanabilmesi amacıyla, aynı olay nedeniyle farklı kararlar çıkmasının önlenmesi için kusura ilişkin yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak, raporların tartışılıp aralarındaki çelişkinin giderilmesi suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
4- Davacılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davalı sigorta şirketi kazaya karışan ve murisin içinde bulunduğu 63 .. 814 plakalı aracın ZMSS sigortacısı ve diğer davalı ise Garanti Sigorta Hesabı olup, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesinde, zorunlu mali sorumluluk sigortasının motorlu araç işletenlerinin aynı yasanın 85/1. maddesinde belirtilen sorumluluklarını karşılamak üzere yaptırıldığı açıklanmıştır. Buna göre, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının sorumluluğu işletenin sorumluluğu esasına dayandığından, zorunlu trafik sigortacısı ancak işleteninin kusuru oranında zarar görene karşı sorumlu olacaktır. Anılan yasanın 88/1. maddesine göre, zarar görene karşı birden fazla işleten sorumlu olduğu hallerde, bunlar hakkında teselsül hükümlerinin uygulanacağı kabul edilmiştir. Garanti Fonu'nun sorumluluğu 2918 Sayılı Yasanın 85. ve devamı maddelerinde düzenlenen işletenin sorumluluğu esasına dayandırılmış olduğundan, meydana gelen zarardan Garanti Fonu ile birlikte ZMSS sigortacısı olan A. Sigorta AŞ işletenlerin kusurları oranında müteselsilen sorumlu oldukları düşünülmeksizin, yazılı gerekçe ile tazminattan ayrı ayrı sorumlu bulunduklarına karar verilmesi doğru olmamış ve bu nedenle kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
5- Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre, davalılardan A. Sigorta A.Ş. vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazları ile davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda, 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılardan A. Sigorta A.Ş. vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı A. Sigorta AŞ yararına ve 4 nolu bentte açıklana nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına ayrı ayrı BOZULMASINA, 5 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekili ile davalılardan A. Sigorta A.Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 18.12.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy