(6762 S. K. m. 57) (556 S. KHK. m. 8, 42, 63)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Karaman Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 21.10.2002 tarih ve 2000/134-2002/452 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi D. Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, Kombassan ibaresinin müvekkilleri adına ticaret ünvanı ve marka olarak tescilli olduğunu, davalı İ. U.'un bu ibareyi müvekkillerinin unvanı, markası, çok ortaklı yapısı, müşteri kitlesi ve tanınmışlığından faydalanmak amacıyla çay emtiası için adına tescil ettirdiğini, diğer davalının ise Karaman'da Kombassan Çay'ın bayiliğini alıp bu ürünü piyasaya sunduğunu ileri sürerek davalıların eylemlerinin TTK.nun 57/5. maddesi gereğince haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ve 556 sayılı KHK.'nin 8/V. ve 42. maddeleri gereğince davalı markasının hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, Kombassan Çay adı altında piyasaya sürülen ürünlerin, bu ibareyi taşıyan evrak ve tanıtım vasıtalarının toplatılmasına ve hükmün ilanına karar verilmesini istemiştir.
Davalı İ. U. vekili, yetki itirazında bulunarak müvekkilinin Kombassan ibareli marka başvurusunu 1994 yılında yaptığını, davacı holdingin mali gücünün ve markanın tanınmışlığına ilişkin iddialarının tescil tarihi itibarıyla geçerli olmadığını, davacı markasının tanınmış marka olduğunun da söylenemeyeceğini, taraf markalarının farklı ürün sınıfları için tescilli olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, 556 sayılı KHK.'nin 63/1. maddesi gereğince davacının ikametgahı ve tecavüz fiilinin etkilerinin görüldüğü yer mahkemesi yetkili olduğundan bu konudaki itiraz reddedilerek, davalının Kombassan markasını ticaret ünvanı olarak değil sadece ürettiği çay emtiası üzerinde kullandığı, davacı markasının tescil edildiği ürünler arasında çay emtiasının bulunmadığı, davacı Holdingin Türkiye genelinde tanınan bir şirket olmasının bu markanın başka bir ticaret alanında kullanılmasına engel teşkil etmediği, davacı markasının tanınmış marka statüsünde olmadığı, dolayısıyla haksız rekabetten bahsedilemeyeceği, marka hükümsüzlüğü talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme ararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalılar tescilli markalı ürünü piyasaya sürdüklerinden ve bu sebeple eylemleri dava tarihi itibarıyla haksız rekabet teşkil etmediğinden bu konudaki talebin reddinde isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, 556 sayılı KHK.'nin 8. maddesinin V. fıkrasında tescil için başvurusu yapılmış markanın, başkasına ait kişi ismi, fotoğrafı, telif hakkı veya herhangi bir sınai mülkiyet hakkını kapsaması halinde hak sahibinin itirazı üzerine tescil başvurusu reddedilir. denilerek bu hususlar nispi red sebebi olarak sayılmıştır. Bu hakların en önemlilerinden birisi ise ticaret siciline tescil edilmiş ticaret unvanıdır. Davacılardan Kombassan Konya Matbaa Basım Amb. İm. San. Tic. A.Ş.'ne ait ticaret ünvanı 26.12.1988 tarihinde tescil edilmiş, 1995 yılında davacı Kombassan Holding A.Ş kurulmuş, davalı İ. U. ise çay emtiası üzerinde kullanmak üzere Kombassan markasını adına 22.09.1995 tarihinde tescil ettirmiştir. Anılan hüküm gereğince davacılar üstün hak sahibi olduklarından mahkemece 556 sayılı KHK.'nin 8/V. ve anılan KHK.'nin 42 nci maddesi uyarınca davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek bu taleplerinin de reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.12.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy