(6762 S. K. m. 1266) (1086 S. K. m. 95)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Refahiye Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 04.04.2005 tarih ve 2004/48-2005/25 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Sigorta vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deyiş C. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait ev eşyasının Adana'dan Erzurum'a nakli sırasında meydana gelen trafik kazası sonucu hasara uğradığını ileri sürerek, 14.884.000.000 TL'nın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Hakan Işık vekili, istenen tazminatın fazla olduğunu diğer davalı tarafından sigorta edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Finans Sigorta A.Ş. vekili, müvekkiline nakliyat emtia sigortası ile ve tam ziya klozu ile sigortalı eşyaların tam hasara uğramadığını, bu nedenle teminat kapsamında bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre deniz taşımasında geçerli olan tam ziya klozunun kara taşımacılığı ile bağdaşmadığından geçerli sayılamayacağı gerekçesiyle toplam 11.654.400.000 TL'sı zarar bedelinin eksik sigorta nedeniyle 8.964.923.000 TL.'sının davalılardan müteselsilen tahsiline bakiye 2.689.477.000 TL.'nın davalı Hakan Işık'tan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı Finans Sigorta A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, karayolunda eşya nakli sırasında meydana gelen trafik kazası neticesinde bir kısmı kullanılamaz hale gelen, bir kısmı tamir edilebilir şekilde hasar gören eşyanın uğradığı zarara ilişkin olarak taşıyıcıya ve emtia nakliyat sigorta poliçesi nedeniyle sigortacıya karşı açılan tazminat davasıdır. Davalı Sigorta Şirketi vekili, nakliyat emtia sigorta poliçesine tam ziya klozu konulduğundan, poliçeden doğan sorumluluğun, nakliye aracının pert olması hali ile sınırlandırıldığını, davaya konu rizikonun poliçe kapsamında olmadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davaya konu ev eşyalarının nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigorta teminatı kapsamına alındığı ve sigorta poliçesinde teminat açıklamaları bölümünde poliçenin tam ziya klozu hükümlerine göre akdedilmiş olduğunun yazılı olduğu sabittir. Tam ziya klozu ise, ... ve ancak vasıtanın fiilen ve mutlak surette tamamen ziyaı neticesinde sigortalı malların fiilen ve tamamen ziyaı haline münhasır olmak üzere akdedilmiştir şeklinde poliçede tanımlanmıştır. Buna göre, taşıma yapan aracın eylemli bir biçimde ve mutlak surette ziya sonucu sigortalı emtianın da aynı şekilde yok olması halinde emtianın sigorta teminatı içinde olacağı kabul edilmesi gerekir. Mahkemece tam ziya klozunun gemilerin denizde batması ihtimaline karşı düzenlenmiş bir kloz olduğunun ve karayolu taşımacılığıyla bağdaşmayacak bir hüküm olduğunun kabulü yerinde değildir. Primi alınmayan veya tahakkuk ettirilmeyen bir rizikodan dolayı sigortacının sorumluluğu kabul edilemez. Tam ziya klozu karayolu ile eşya taşınması hallerinde de, emtia nakliyat sigorta poliçelerine konulabilen ve taşıma sigortasındaki geniş kapsamlı teminatı daraltan bir klozdur. (Dairemizin 31.01.1995 gün 995/242-786 sayılı kararı), Sigorta poliçesinde böyle bir hükme yer verilmiş olması TTK. nun 1266/son maddesine aykırı değildir. Açıklanan nedenlerle, oluşan rizikonun sigorta teminatı dışında kaldığı değerlendirilerek davalı sigorta şirketi hakkında davanın reddi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı Finans Sigorta A.Ş. lehine bozulması gerekmiştir.
2- Davacı, hasarın taşıyıcı Hakan I.'dan da tahsilini talep etmiş, mahkemece bu davalı aleyhine de hüküm kurulmuş ise de, davacı vekili 21.09.2006 havale tarihli dilekçesi ile davalı Hakan I. hakkındaki davadan feragat ettiğini beyan etmiştir. HUMK. 95. maddesine göre davadan feragat kat'i bir hükmün sonuçlarını doğurur. Ancak, mahkemece bir karar verilip davadan el çekildikten sonra temyiz aşamasında davadan feragat edildiğinden ve bu aşamada dahi feragat hakkında mahkemece bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
3- Davalı Hakan I.'ın 22.11.2006 tarihli dilekçesi ile temyizden feragat ettiğini beyan ettiği görülmekle, bu davalının dosya içerisinde usulüne uygun bir temyiz talebi olmadığından dilekçenin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 no'lu bentte açıklanan nedenlerle davalı Finans Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı sigorta şirketi yararına, 2 no'lu bentte açıklanan nedenle hükmün davalı Hakan Işık yararına BOZULMASINA, 3 no'lu bentte açıklanan gerekçeyle davalı Hakan Işık'ın temyizden feragat dilekçesinin reddine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı Sigorta'ya iadesine, 26.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy