(1163 S. K. m. 14, 99) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Aydın 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 05.05.2005 tarih ve 2005/17-2005/856 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Ali Arslan vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İhsan Akgül tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili kooperatifin üyesi olan Mustafa Arslan'ın vefat ettiğini, bu üyenin ödenmeyen 1.005,30 YTL aidat borcu tahsili için bu kişinin mirasçıları olan davalılar hakkında başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamını ve icra inkar tazminatının davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporuna göre, davalıların aidat borcundan sorumlu oldukları gerekçesiyle, davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmiştir
Kararı, davalılardan Ali Arslan vekili temyiz etmiştir.
Dava, ölen ortağın aidat borcu nedeniyle mirasçıları aleyhine başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 14. maddesinde, kooperatif ortağının ölümü ile ortaklık sıfatının sona ereceği ve ana sözleşmede düzenlenecek hükümler çerçevesinde öngörülen işlemlerin yapılması ile ortaklığın mirasçılara geçebileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda, anılan hüküm çerçevesinde, ortağın ölümü halinde kooperatif ana sözleşmesinde mirasçıların ortak olarak kalmaları konusunda düzenleme olup olmadığı ve var ise, kooperatifçe buna ilişkin bir işlem yapılıp yapılmadığı belli değildir. Aidat borcundan ortak olan kişi veya kişilerin sorumlu olmaları nedeniyle, davanın dinlenebilmesi için, davalıların ortak olduklarının belirlenmesi gerekir.1163 sayılı Kanunun 99. maddesine göre, bu kanunda düzenlenen hususlardan doğan hukuk davaları, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava sayıldığından, davalıların ortak olduklarının belirlenmesi görevi, Dairemizin yerleşik uygulamasına göre Sulh Hukuk Mahkemesince değil, müstakil Ticaret Mahkemesi olan yerlerde bu Asliye Ticaret Mahkemelerince, olmayan yerlerde ise Asliye Hukuk Mahkemelerinde Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla görülüp sonuçlandırılması gerekir. Bu nedenle mahkemece, anılan hususlar gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılardan Ali Arslan vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına, BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı Ali Arslan'a iadesine, 15.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy