(6762 S. K. m. 161, 434)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bucak Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 03.03.2005 tarih ve 2001/267 - 2005/35 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Abdullah Turgut tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin davalılardan Aktaş Petrol Ticaret ve Sanayi A.Ş.'nin ortağı olduğunu, faal olan iki adet petrol istasyonu bulunan şirketin uzun süredir kar payı dağıtımının yapılmadığını, yöneticilerin kasıt ve ihmal ile şirketi kötü yönettiklerini, gerçek karın diğer ortaklara dağıtıldığını ileri sürerek, şirketin feshi ile tasfiye memuru atanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalılardan Aktaş Petrol Ticaret ve Sanayi A.Ş. Musa Aktaş ve Cemal Aktaş vekili, şirketin iyi yönetildiğini, tasfiyesini gerektirir bir durum bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar davaya yanıt vermemiştir.
Birleşen davada davacı vekili, müvekkilinin Aktaş Petrol Ticaret ve Sanayi A.Ş.'nin ortağı olduğunu, uzun süredir kar payı dağıtılmadığını, şirket ortakları arasında güvenin sarsıldığını, şirketin feshine ilişkin dava açtıklarını ileri sürerek, açılan davada anılan şirketin temsili amacıyla re'sen kayyım atanmasını talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporları ve dosya kapsamı göre, TTK.nun 434 üncü maddesinde düzenlenen tasfiye nedenlerinin hiçbirisinin bulunmadığı ve yine anılan yasanın 161 inci maddesinde belirtilen yöneticilerin şirketi kötü yönettiği ve azli gerektirecek haklı nedenler bulunduğunun ispatlanamadığı gerekçeleriyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 15.00 YTL. temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 16.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy