(1086 S. K. m. 48, 432)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Antalya Asliye 1.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 01.07.2005 tarih ve 1996/38-2005/416 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi asıl davanın davacı vekili ile katılma yoluyla davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, asıl davada, tarafların N.M. Ltd. Şti.'nin ortakları olduklarını, aralarında güven kalmadığını ileri sürerek, şirketin fesih ve tasfiyesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, açtığı ve bu dava ile birleştirilen davasında, aynı istemde bulunmuştur.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, şirketin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru atanmasına ve ücret takdirine karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davacı vekili ile katılma yolu ile davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Kararı temyiz edilen aynı mahkemenin 1996/109 esas sayılı dosyasının işbu dava ile birleştirilmesine ilişkin davacı vekilinin istemi ara kararla reddedilmiş olup, HUMK. nun 48/2 nci madde hükmünde, aynı mahkemede görülmekte olan davalar yönünden verilen birleştirme hususundaki kararlar hakkında ancak hükümle birlikte temyiz yoluna gidilebileceği ve bu hususun tek başına bozma nedeni oluşturmayacağı öngörülmüştür. Somut olayda, davacı vekilinin işbu asıl davaya ilişkin bozma nedeni ileri sürmemiş bulunmasına göre, asıl davada verilen kararı, birleştirme isteminin reddi kararı nedeniyle bozulması da mümkün değildir.
Bu itibarla, asıl davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün, bu gerekçelerle onanması gerekmiştir.
2- Asıl davada, davalı vekilinin katılma yolu ile yaptığı temyize gelince; davalı vekilinin temyiz dilekçesinin, temyiz defterine kaydı yapılmadığı gibi, temyiz harcı da yatırılmamıştır. Bu itibarla, temyiz isteminin HUMK. nun 432/4 üncü maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, asıl davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, asıl davada davalı vekilinin katılma yolu ile yaptığı temyiz isteminin REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 12.70 YTL harcın temyiz eden davacı ve karşı davalıdan alınmasına, alınmadığı anlaşılan 13.10 YTL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ve karşı davacıdan alınmasına, 15.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy