(6762 S. K. m. 1301) (818 S. K. m. 53, 463, 481)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 29.09.2005 tarih ve 2003/583 - 2005/257 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Dilber Bayer vekili ile davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekilinin, TTK. nun 1301 inci maddesi hükmüne dayalı olarak, davalılar aleyhine açtığı rücu davası sonunda, mahkemece davalı Zehra Mercan bakımından davanın reddine ve diğer davalı bakımından davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararı, davalı Dilber Bayer vekili ile davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılardan Dilber Bayer vekilinin aşağıdaki 2 ve 3 numaralı bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Taraf vekillerinin, davalılardan Zehra Mercan'ın sorumluluğuna ilişkin temyiz itirazları bakımından ise; mahkemece, duvarın ait olduğu bina sahibi olan anılan davalının kusuruna ilişkin olarak, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ve kararda hiçbir açıklama yapılmamıştır. Oysa, yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre BK.nun 58. madde hükmü uyarınca, bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurdan dolayı sorumludur. Bu maddedeki sorumluluk, objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan ağırlaştırılmış bir kusursuz sorumluluk halidir. Binaya ait duvar da maddede açıklanan imal olunan şey kavramına dahildir. Diğer yandan özel hukuk sorumluluğu bakımından her zaman kusur (kast veya ihmal) unsurlarının bulunması zorunlu değildir. Bu gibi hallerde, zararın, hukuka aykırı bir davranıştan doğması yani objektif koşulu gerçekleşmesi yeterli olup, ayrıca sübjektif koşula diğer anlatımla kusura ihtiyaç yoktur. Özellikle kusursuz sorumluluk hallerinde durum böyledir. Zarar, ihmalden de kaynaklanabilir ve ihmali yapan sorumlu olur.
3- Dava, kasko sigortası sözleşmesine dayalı maddi tazminat istemine ilişkin olup, mümeyyiz davalı vekilince, olay günü, Eskişehir'de alışılmışın dışında bir fırtına olduğu şeklinde, mücbir sebep savunmasında bulunulmuş olup, bu husus tartışılıp değerlendirilmeksizin, eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmamış ve bu nedenle hükmün davalılardan Dilber Bayer yararına bozulması gerekmiştir.
4- Davacı vekilinin temyiz istemine gelince, davacının sigortalısı, davalının işlettiği otoparka aracını bırakmış ve araç burada hasara uğramış olup, buna göre sigortalı ile davalı otopark işletmecisi Dilber Bayer arasında BK.nun 463 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan vedia (saklama) sözleşmesi ilişkisi kurulmuştur. Bu durumda, anılan davalının sorumluluğunun BK.nun 481. maddesi kapsamında, ardiyecinin saklama borcunu kötü ifa etmiş olmasından kaynaklandığının kabulü ile, bu çerçevede kusur durumunun değerlendirilmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, somut olaya uymayacak şekilde verilen karar doğru olmamış ve bu nedenle de hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, davalılardan Zehra Mercan'ın sorumluğunun bu kapsamda tartışılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bu nedenle de hükmün taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılardan Dilber Bayer vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle de hükmün temyiz eden taraflar yararına, 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı Dilber Bayer yararına, 4 numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına ve BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 18.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy