(2918 S. K. m. 107) (6762 S. K. m. 1281, 1301) (Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları B.3)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Manisa Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 29.04.2004 tarih ve 2002/421-2004/121 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı sigortacıya kasko sigortalı aracı yerinden çalındığı halde tazminat alamadığını ileri sürerek, 5.500.000.000.-TL'nın faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, aracın çalındığı iddiasının inandırıcı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, hırsızlık olayın kesin olarak gerçekleştiğine ilişkin bir delil bulunmadığı, davacı temsilcilerinin beyanlarının yeterli olmayacağı, davacının iddiayı kanıtlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Çekişme, sigortası aracın çalınıp çalınmadığı üzerinde toplanmıştır. Mahkemece, yazılı gerekçelerle davacının çalınma olayını kanıtlayamadığı sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamına göre, davacı, aracını park ettiği yerden çalındığını bildirerek, polis karakoluna başvurmuş, aramalara rağmen araç bulunamamış, soruşturma evrakı Savcılığa intikal etmiş ve soruşturma devam etmektedir. Dosyada mevcut kasko genel şartlarının 3.3.3.2. maddesinde, çalınmış olan aracın bulunması için ilgili makamlarca yapılan araştırmalar 30 gün içinde sonuç vermediği takdirde sigortalı durumu ilgili makamlara başvurduğunu belgelemek suretiyle, sigortacıya bildirir. Sigorta ettiren yada hak sahibi hakkında soruşturma açılmış ise, bu soruşturmanın tamamlanmasına kadar sigortacı tazminat ödemesini bekletebilir. Çalınmış olan taşıtın bulunması, sigorta tazminatının ödenmesinden önce olmuş ise sigortalı, taşıtı geri almak zorundadır. Sigortacı tarafından değeri ödenen taşıt, ödemeden sonra bulunursa, sigorta ettiren ve/veya sigortalı keyfiyeti derhal sigortacıya bildirmekle yükümlüdür. Bu durumda sigortalı tazminatı ya iade eder ya taşıtın mülkiyetini sigortacıya devreder. Taşıtta çalınma dolayısıyla bir zarar meydana gelmiş ise sigortacı zararı öder hükmüne yer verilmiştir.
Davacı genel şartların gereğini getirmiş olup, bundan sonra aracın bulunması halinde çözüm yolları da genel şartlarda gösterilmiştir. Rizikonun varlığını kanıt yükü sigorta ettirene, bunun teminat dışında kalan rizikolardan olduğunu kanıt yükü ise TTK. nun 1281 nci maddesine göre sigortacıya aittir. Rizikonun varlığı resmi kayıtlarla sabit olup, davacı bunu kanıtlamıştır. Sigorta ettiren yada hak sahibi hakkında soruşturma da açılmış değildir. Bildirilen rizikonun gerçekleşmediğini, inandırıcı olmadığını kanıtlama yükünün, bu aşamadan sonra davalı sigortacı üzerinde olduğunun kabulü gerekir. Davalı sigortacının yaptığı araştırma sonuçları subjektif kanaatlere dayalı olup, hukuki kesinlik içermemekte ve yasal bir dayanağı bulunmamaktadır. Hükme esas bilirkişi raporunda ve karar gerekçesinde, bu sonuçlara itibar edilmesi doğru olmamıştır.
Bu itibarla, mahkemece, aracın çalındığı iddiasının inandırıcı ve gerçek olmadığını savunan davalının bu savunmasını kanıtlayamadığının kabulü ile tazminat miktarı bakımından davanın esasına girilip, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle ispat yükünün ters çevrilmesine dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy