(6762 S. K. m. 381)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 9.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 17.12.2003 tarih ve 2003/275-2004/1268 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacılar Y. Taner G., İ. Nuri A. ve Hakan A.Hatipoğlu vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 20.03.2007 gününde davalı avukatı Halim B. gelip, davacılar avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe A. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekilleri, müvekkillerinin davalı anonim şirketin ortağı olduğunu, 26.12.2002 tarihli genel kurulda 75.000.000.000 TL. olan şirket sermayesinin 1.281.750.000.000 TL'na çıkarılmasına, artırılan sermayenin kısmen şirket ortaklarının şirketten alacaklarının sermayeye ilavesine karar verildiğini, şirkete borç veren davacılar aleyhinde olan bu kararın eşitliğe aykırı olup davacıların karara muhalif kaldıklarını ileri sürerek, 26.12.2002 tarihli genel kurulda esas sözleşmenin 6. maddesinin tadiline ilişkin kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili, asıl ve birleşen davalarda verdiği cevap dilekçelerinde, şirkete alınacak makine giderleri için 1.687.500 USD'lik sermaye öngörüldüğünü ve buna mahsuben hisseleri oranında ve ileride artırılacak sermayeye karşılık ve sermaye hesabına virman edilmek üzere davacıların şirket kasasına ödemede bulunduğunu, ekonomik kriz nedeniyle davacıların, şirkete koydukları paraların karşılığını alamayacakları endişesi ile, henüz sermayeleşmemiş olan, ortaklar tevdiat hesabında gösterilen ödemelerini geri almak için şirketin iflasını istediklerini, davacıların şirketi çalışamaz hale getirmek istediklerini savunarak, davaların reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, 26.12.2002 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında, kısmen şirket ortaklarının şirketten olan alacaklarının sermayeye ilavesi sureti ile kısmen nakden artırmak sureti ile tamamlanmasına karar verildiği, kararın mevcut hissedarların %68'inin olumlu oyu ile alındığı, sermaye artırımı için özel nisap gerekmediği sonucuna varılarak, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar Y.Taner G., Nuri A. ve Hakan H. vekillerince temyiz edilmiştir.
Asıl ve birleşen davanın davacıları, ortağı oldukları davalı anonim şirketin 26.12.2002 tarihli genel kurulunda eşitliğe aykırı olarak alınan sermaye artırım kararına muhalif kaldıklarını ileri sürerek, iptaline karar verilmesini istemişlerdir.
Türk Ticaret Kanunu'nun 381. maddesi uyarınca, genel kurulda alınan kararların, yasaya, anasözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olması durumunda, toplantıda bulunan ortaklar alınan karara muhalif kalarak, keyfiyeti tutanağa geçirdikten sonra kararın iptali için dava açabilir.
Davacıların da hazır bulunduğu 26.12.2002 tarihli genel kurulda, gündemin 2. maddesinde, şirket esas mukavelesinin sermaye ile ilgili 6. maddesinin değiştirilerek, şirket sermayesinin 1.281.750.000.000 TL.na çıkarılmasına oy çokluğu ile karar verilmiş, karara karşı muhalif kaldıklarını davacılar tutanağa yazdırmışlardır. Şirket esas mukavelesinin değiştirilen 6. maddesinin 1.fıkrasında, sermayenin 1.206.750.000.000 TL daha artırıldığı belirtildikten sonra, maddenin 2.fıkrasında, artan sermayenin tahsil yöntemi düzenlenmiştir. Buna göre, artırılan sermayenin 627.164.090.000 TL.nın aşağıda dökümü yapılan şirket ortaklarının şirketten alacaklarının sermayeye ilavesiyle; kalan 579.585.910.000 TL.nın ortaklar tarafından tamamen taahhüt edildiği, bu miktarın ¼'nün tescilden itibaren üç ay içerisinde, geri kalan kısmın ise 21.08.2005 tarihinde ödeneceğine karar verilmiştir.
Davalı şirket esas sözleşmesinin değiştirilen 6. maddesi hükmü, artırılan sermayenin bir kısmının, daha önceden şirketten alacaklı olan ortakların bu alacaklarına mahsup edilmesi, kalan kısmının ise, belirtilen vadelerde ortaklardan tahsil edilmesi şeklinde olup, karar, bir kısım ortakların sermaye borcunu peşin ödemesi, bir kısmının da belli vadede ödemesi sonucunu doğuracağından, ortaklar arasında eşitsizliğe neden olacak niteliktedir. Davalı şirket vekili, sermaye artırım kararından önce, davacı ortakların şirketten olan alacaklarını artan sermaye borçları için taahhütte bulunduğunu savunmuş ise de, bu savunmasını kanıtlayacak delil sunmamıştır.
Mahkemece, dava konusu 26.12.2002 tarihli genel kurulda, artırılan sermayenin tahsil biçiminin ortaklar arasında eşitsizliğe yol açacağı ve TTK. nun 381. maddesi hükmüne aykırı olduğu gözetilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın tümü ile reddedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle mümeyyiz davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle mümeyyiz davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davacılar Y.Taner G., Nuri A., Hakan H. yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.03.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy