(1086 S. K. m. 76) (CMR m. 1, 17)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 9.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 07.06.2005 tarih ve 2004/563-2005/439 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin taşıma rizikolarına karşı sigorta örtüsüne aldığı çim biçme traktörlerinin Hollanda'dan Türkmenistan'a taşınmasının davalı tarafından üstlenildiğini, 6 adet traktörün hasarlı şekilde teslim edildiğini, sigorta ettirene tazminatın ödendiğini, rücu koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, 10965.02 Euronun faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, alıcı sıfatı bulunmayan firmaya ödeme yapan davacının aktif dava ehliyetinin olmadığını, keza taşıma işiyle ilgisi bulunmayan müvekkilinin de pasif dava ehliyetinin bulunmadığını, hasarın tamamen istifleme ve ambalaj hatasından kaynaklandığını, CMR 17 nci maddesi uyarınca taşıyıcının sorumluluğunun olmadığını, faiz isteminin yersiz bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı tarafından sigortalanmış emtiaların davalı tarafından taşındığı, bu emtiaların taşıma kesitinde hasarlandığı, sorumlu olmadığını kanıtlayamadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 10.965,02 Euronun dava tarihinden itibaren %5 faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava, taşıma sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir. Dosya kapsamı ve taşıma senedi içeriğinden anlaşılacağı üzere davacı nezdinde taşıma sigorta poliçesiyle sigortalı emtianın, Hollanda'dan Türkiye geçişli olarak Türkmenistan'a taşındığı hususu çekişmesizdir. Dava konusu taşıma, uluslararası niteliktedir. Karayolu ile milletlerarası taşımacılıkta yeknesak bir düzenleme oluşturmak amacıyla düzenlenen Eşyaların Karayolunda Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi'ne (CMR) Türkiye'de 14.12.1993 gün ve 21788 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 3939 Sayılı Yasa ile katılmayı kabul etmiştir. CMR'nin kapsamını belirleyen 1 inci maddesi uyarınca bu sözleşme, yükleme ve teslim için belirlenen yerin en az birisi akit ülke olan iki ayrı ülkede olması halinde, tarafların ikametgah ve milliyetine bakılmaksızın ücret karşılığında yüklerin taşıt ile karadan taşınmasına ait her mukaveleye uygulanacaktır. Anılan sözleşme, Anayasamızın 90 ıncı maddesi uyarınca milli hukukumuzun bir parçası haline gelmiş durumdadır. Yargıç, HUMK. nun 76 ncı maddesi uyarınca CMR hükümlerini kendiliğinden öncelikle uygulamak zorundadır. Bu sözleşmede taşıyıcı sıfatı, tarafların hak ve sorumlulukları farklı hükümlere tabi tutulmuştur. Somut olayda TTK. nun hükümleri değerlendirilerek düzenlenen rapora itibar edilmek suretiyle hüküm kurulmuştur. Bu durum karşısında, taşımanın CMR hükümlerine tabi olduğu dikkate alınıp, buna göre inceleme yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2) Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy