(6762 S. K. m. 711)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 29.06.2005 tarih ve 2004/279-2005/397 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deyiş Cesur tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili banka müşterisinin bankaya müracaatla ödemeden men talimatı verdiğini ve çek iptal davası açtığını, çek keşidecisi olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, sistemde oluşan hata sonucu çek bedelinin davalı şirket tarafından tahsil edildiğini, davalının sebepsiz zenginleştiğini, çek keşidecisine zararının ödendiğini ileri sürerek şimdilik 3.620.000.000.-TL'sının 05.04.2004 ödeme tarihinden itibaren faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin iyiniyetli 3.kişi olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddi, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre davalının çeki ciro yolu ile devralan iyiniyetli yetkili hamil olup, çekten doğan alacağı nedeniyle sebepsiz zenginleşmiş olmadığı, davacının kendi kusuru ile yaptığı ödemeden davalının sorumlu tutulamayacağı, davalıya kötüniyetli olup olmadığı hususunda teklif edilen yeminin yerine getirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ödemeden men yasağına rağmen bankaca yapılan ödemenin istirdadı istemine ilişkindir.
Davacı banka, sistemde meydana gelen hata sonucu davalıya ödenen çek bedelinin iadesini istemiş, mahkemece, davalının iyi niyetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dava dışı hesap sahibinin, bankadaki hesabından verilen çeklerin çalındığı, bu nedenle çeklerin ödenmemesini TTK. nun 711. maddesi uyarınca davacı bankaya bildirdiği, ancak bankaca bu talimat gözden kaçırılarak ödenmemesi gereken çek bedellerinin davalı şirkete ödendiği, davacı bankanın da bu çek bedelini dava dışı hesap sahibine ödediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece, anılan yasal düzenlemeye aykırı davranan bankanın hesap sahibine karşı sorumluluğu bulunduğu, bu nedenle ödeme yaptığı davalıdan da bu bedeli isteyebileceği gözden kaçırılarak yazılı olduğu şekilde davalının kötüniyetli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy