(1086 S. K. m. 9) (6762 S. K. m. 57) (556 S. KHK. m. 9, 61, 63, 71)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 25.05.2004 tarih ve 2002/559 - 2004/288 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 17.01.2006 gününde davacı avukatı Mehmet Kısarla davalı avukatı N. Ö. gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşüldü düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin Şok ibaresini 35 inci sınıf hizmet ve listede yazılı emtialar için ticari marka olarak tescil ettirdiğini ve bu marka adı altında marketler zinciri kurduğunu, marketlerde de aynı markayı içeren ürünlerini pazarladığını, davalının müvekkilinden izin almaksızın Ege Şok Alışveriş Merkezleri adı altında markalar açıp, ambalajları ve tanıtım broşür ve levhalarında şok ibaresini kullandığını, markanın izinsiz kullanılmamasının ihtarnameyle davalıya bildirilmesine rağmen sonuç alınmadığı, davalının eyleminin 556 s. Kanun Hükmünde Kararname'nin 9 uncu maddesinin ihlali ve 61 inci maddesinde düzenlenen marka hakkına tecavüz oluşturduğu gibi TTK.nun 57/5 inci maddesine de aykırılık oluşturduğunu ileri sürerek, tazminat hakkı saklı kalmak kaydıyla, davalının Şok markasını kullanmasının önlenmesi, anılan markayı taşıyan tanıtım malzemeleri ve ambalajların toplatılıp imhasını, hükmün ilanını istemiştir.
Davalı vekili, davanın HUMK. nun 9 uncu maddesi gereğince Uşak Mahkemeleri'nin yetki alanına girdiğini ve görevli mahkemenin de Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, müvekkilinin tescilli ünvanındaki ibarenin aynen kullanılmasının haksız rekabet oluşturmayacağını, şok ibaresinin herkesin kullanımına açık bir ibare olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, 556 s. Kanun Hükmünde Kararname'ye dayalı davada Kararname'nin 63 ve 71 inci maddeleri gereğince yetki ve görev itirazlarının reddiyle toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının 03.08.1999 tarihinde tescil ettirdiği, Şok markasını, davalının Ege Şok ibareli 25.10.1999 tarihinde tescil ettirdiği ünvanında ve işyerinde Şok ibaresi önce çıkacak şekilde kullandığı, eylemin 556 s. Kanun Hükmünde Kararname'nin 9 ve 61 inci maddelerine aykırılık ve markaya tecavüz oluşturduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının tescilli ticaret ünvanını tescil edilmiş şekliyle kullanmadığının belirlenmiş bulunmasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.10 YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, takdir edilen 450.00 YTL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 19.01.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy