(6762 S. K. m. 1301) (1086 S. K. m. 284)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Gaziantep Asliye 1.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 21.07.2005 tarih ve 2004/258-2005/345 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların maliki ve sürücüsü olduğu aracın, müvekkili şirkete sigortalı işyerine çarpması sonucu oluşan hasar bedelinin bir kısmı olan 2.500.000.000.-TL'nın müvekkiline dava dışı trafik sigortacısınca ödendiğini, 2/8 kusur oranına göre bakiye zarar olan 1.714.294.000.-TL'nın ödenmediğini ileri sürerek, bu meblağın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Sergül vekili, kusurun yıkama makinesi sahipleri olan sigortalıda olduğunu savunmuştur.
Diğer davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve toplanan kanıtlara göre, davalının açtığı o davada, kusurun, işyeri sahiplerinde olduğunun belirlendiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, işyeri sigorta poliçesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Değişik iş tespit raporunda davalılardan sürücüye 2/8 oranında kusur verilmiş olup, raporu düzenleyen iki bilirkişiden biri, mahkemece, dava sırasında bilirkişi olarak seçilmiş ve 2/8 kusur oranına göre zarar hesabı yapmıştır. Bu raporda 2/8 kusur oranı esas alınınca, davalılardan sürücü Sergül vekili, rapora itiraz dilekçesine, Sergül'ün, sigortalı işyerinin sahiplerine aynı yer mahkemesine açtığı davada alınan ve işyeri sahiplerine tam kusur izafe eden bilirkişi raporu fotokopisi eklenerek, çelişkinin giderilmesi için yeni bir rapor alınması istenilmiştir. Mahkemece, başka bir araştırma yapılmadan, o rapor esas alınarak, davanın reddine karar verilmiştir. Bu durumda, mahkemece, o davada alınan rapordaki kusur oranının kesinleşmesi halinde güçlü delil niteliğinde olduğu gözetilerek, işbu davanın o dava ile birleştirilmesi ya da çelişkinin giderilmesi için yeni bir rapor alınması, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, o davada verilen bilirkişi raporundaki kusur oranının esas alınması düşünüldüğüne göre o davanın kesinleşmesi de beklenilmeden, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy