(1163 S. K. m. 16, 42)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Honaz Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 20.05.2004 tarih ve 2003/54-2004/219 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir L. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı kooperatife üye olmak için başvurduklarını, istenilen belgeleri tamamladıklarını, giriş ve yıllık aidatlarını yatırdıktan sonra yönetim kurulu kararı ile ortak olduklarını, ancak haricen ortaklıktan ihraç edildiklerini öğrendiklerini ileri sürerek, ihraç kararlarının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kooperatife ortak olabilmek için ortaklık defterine kayıt olmalarının gerektiğini, ortaklık defterinde imzası olmayanın kimsenin ortak olamayacağını, davacıların ortaklık sıfatını kazanamadıklarını, kaldı ki ortaklık sıfatını kazanmış olsalar dahi davacılarının taşınmazlarının sulama projesi dışında kaldığından ortaklıktan çıkarılma şartlarının oluşturduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar doğrultusunda, 06.06.2002 tarihli yönetim kurulu kararı ile taahhütname imzalayarak ortaklık ücretinin ödenmesi halinde davacıların ortaklıklarının gerçekleşeceğinin belirtildiği, 16.09.2002 tarihli yönetim kurulu kararında ise davacıların ortaklıklarının gerçekleşeceğinin belirtildiği, 16.09.2002 tarihli yönetim kurulu kararında ise davacıların arazisinin proje sahası içinde olmadığı anlaşıldığından üyeliklerinin mümkün olmadığına karar verildiği, üye kayıt defterinde isimlerinin de bulunmadığı, davacıların yönetim kurulunun ortaklığa kabul edilmediklerine ilişkin kararına karşı anasözleşmenin 10. maddesi gereğince genel kurula itirazda bulunmadıkları, ortaklık şartlarının oluşmadığı, ortak olmayan davacıların ortaklıktan çıkarılmalarının söz konusu olamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazının reddi ile usul ve kanuna uygun hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01.90 YTL harcın temyiz edenlerden alınmasına, 29.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy