(818 S. K. m. 20, 21)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 06.07.2005 tarih ve 2003/448-2005/223 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir L. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın müşterisi olduğunu, davalı bankaca 16.03.2001 tarihinde "fark faizi" adı altında, müvekkile ait hesaptan 8.762.282.219- TL.nın hukuka aykırı şekilde geri alındığını ileri sürerek, anılan meblağın 16.03.2001 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek banka faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, karşı davanın reddini savunmuştur.
Davalı vekili, davanın reddi savunmuş, karşı davada ise, davalıya çok yüksek oranda faiz ödemesi yapıldığını, bu davada talep edilen fahiş faiz oranının ise gabin teşkil ettiğinden ve BK.nun 20. maddesine göre ahlaka aykırı bulunduğundan ödenmediğini iddia ederek, anılan meblağda borçlu olmadıklarının tespitini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, karşı davanın ise reddine dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, benimsenen bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda, BK.nın 21 nci maddesi koşullarının gerçekleşmediği, davalı-karşı davacının rızası dışında dava konusu meblağı kesemeyeceği gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile 8.762.282.219 -TL.nın 20.04.2001 tarihinden itibaren reeskont avans faizi ile davalı-karşı davacından tahsiline, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Asıl dava, davalı Banka tarafından ödenmeyen mevduat faizi alacağının tahsili; karşı dava ise, davacıya tahakkuk ettirilerek hesabına geçirilen 0/N (Over Night) faiz alacağının aşırı bölümünün gabin, ahlaka ve hukuka aykırılık nedenleriyle taraflar arasında yapılan sözleşmenin batıl olduğu iddiası ile davalı-karşı davacı Bankanın asıl davada istenilen miktarda borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Bozmaya uyan mahkemece, bozma ilamında belirtildiği şekilde oluşturulan bilirkişi kurulundan alınan ve bozma sonrası benimsenen rapor, bozma öncesi alınan bilirkişi kurulu raporunda olduğu üzere, banka kayıtları incelenmeden dosya üzerinden hazırlanmış ve sırf davalı-karşı davacı bankanın uyguladığı faizlerin İMKB.'sı faizleri ile karşılaştırılması ile sonuca varmış olup, uyuşmazlığı çözmeye yeterli değildir. Mahkemece, bozmaya uyulduğu halde, davalının savunmasında geçen ve bozma ilamında unsurları açıklanan gabin koşullarının oluşmadığı sonucuna eksik inceleme ile varılmıştır.
Oysa, davalı bankanın şube sayısı, aktif pasif durumu, ağırlıklı işlem hacmi, uygulanan faiz oranları, TMSF.nun el koyduğu bankaların dışında kalanları tarafından uygulanan faiz oranları araştırılıp tesbit edildikten sonra, ülkenin ve davalı bankanın içinde bulunduğu ekonomik durum gözönünde bulundurulmak, aynı ve diğer bankalardaki hesap sahipleriyle davacının koşulları karşılaştırılarak, davalı bankanın müzayaka altında olup olmadığı, tahakkuk ettirilen faizlerle diğer bankalarınki arasında bir nisbetsizlik varsa bunun oranı, repo yada mevduat hesabı tercihinin sebebi belirlenmek, sonucuna göre karar verilmek gerekmektedir. Bozma ilamında, bu hususlarda araştırma yapılması gerektiği açıklanmak istenmiş olup, bozma ilamının kapsamına bu hususlar da girmektedir. Hükme esas alınan rapor bu hususların tamamını karşılamamaktadır.
Bu itibarla, mahkemece içlerinde bankacılık ve ekonomi uzmanlarının bulunduğu başka bir bilirkişi kurulundan bu hususlarda ve rapora itiraz edilen noktalarda yeni bir rapor veya aynı kuruldan ek rapor alınarak değerlendirme yapılmak, sonucuna göre karar verilmek gerekirken, bozma ilamının gereklerini içermeyen, yetersiz rapora itibar edilerek, eksik inlemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
2- Bozma neden ve kapsamına göre asıl davada davacı A. İ. vekilinin asıl dayaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı-karşı davacı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, asıl ve karşı davada verilen hükmün, davalı-karşı davacı banka yararına ayrı ayrı BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, asıl davada davacı Alahittin İ. vekilinin asıl dayaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın istek halinde temyiz eden davacı-karşı davalıya iadesine, 29.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy