(818 S. K. m. 41) (1086 S. K. m. 73)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kuşadası Asliye 1.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 17.06.2005 tarih ve 2001/634-2005/347 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İhsan A. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı kooperatife ait sitede, inşaat tamamlandıktan sonra evinin karşısındaki yolun yükseltildiğini, ancak her hangi bir tedbir alınmadığı için evinin yağmur sularının basması tehlikesi altında kaldığını ileri sürerek, yapılan müdahalenin men'ini ve 200.000.000 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yola döşenen içme suyu borularının yüzeye yakın döşenmesi nedeniyle sık sık arıza verdiği için, tedbir olarak boruların geçtiği bir kısım yerlerin yükseltilmek zorunda kalındığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, taşınmazına yağmur suyunun gelmemesi için davacının mazgal yapması gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
1- Dava, haksız eylemden kaynaklanan meni müdahale istemine ilişkindir.
Davacı, dava dilekçesinde davalı safında, kooperatif yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile, denetim kurulu üyelerinin isimlerini belirtmiş ve yapmış olduğu açıklamalarda, yolun yükseltilmesi eyleminin kooperatif yönetim kurulu başkanı Ergun E. tarafından yapıldığını ileri sürmüştür. Ancak, dava dilekçesi kooperatif yönetim kurulu ve denetim kurulu adına tebliğe çıkartılarak, kooperatif sekreteri imzasına tebliğ edilmiştir.
Oysa, mahkemece, hangi gerekçe ile kim aleyhine dava açıldığı, davalı safında kimin olduğu davacıdan sorulup, açıklatılarak, oluşacak sonuca göre taraf teşkilinin sağlanması gerekirken, dava dilekçesinin tüzel kişiliği olmayan kooperatif yönetim kurulu ve denetim kuruluna tebliğ edilerek, yargılamanın kooperatif tüzel kişiliği adına devam etmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy