(6762 S. K. m. 56, 57, 58) (556 S. KHK. m. 7, 8, 53)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 31.05.2005 tarih ve 2003/63-2005/324 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 01.05.2007 günde davacı avukatı ........ ile davalı TPE Başkanlığı avukatı ....... ve davalı İLSAN A.Ş. avukatı ............. gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ........ tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar duruşma tutanakları incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili müvekkilinin dünyaca ünlü MERCK ilaç firmasının Fransız menşeli üretici şirket olup, geliştirdiği metformin etken maddeli anti diyabetik ilacını Dünyanın bir çok ülkesinde know-how lisansı ile üretilmesine izin verildiği ve bu ürünün tanıtma vasıtası olan GLU-COPHAGE markasını bu ülkelerde tescil ettirerek, lisans yolu ile kullandırdığını, adı geçen markanın Türkiye dahil 50'den fazla ülkede tescilli tanınmış marka olduğunu davalı şirket ile de olan know-how ve marka lisans sözleşmelerini 31.12.2000 tarihinde tümüyle feshedildiğini, davalı İLSAN A.Ş.nin müvekkiline ait GLUCOPHAGE markası ile karşılaştırılma ihtimalini içerecek şeklide GLUFAJ markasını aynı sınıftaki tıbbı ilaçlarda tescili için davalı TPE Başkanlığına başvurulduğunu, müvekkilince yazılan itirazların davalı TPE Başkanlığı tarafından reddedildiğini ileri sürerek 30.04.2002 tarih ve M-927 sayılı YİDK kararının iptaline, tescil halinde davalı markasının hükümsüz sayılarak sicilden terkine, davalı şirket eyleminin TTK.nun 56 vd. maddeleri anlamında haksız rekabet olduğunu tespit ve menine hükmün alanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE Başkan vekili, davacı markası ile diğer davalının tescilini istediği markanın benzer olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, her iki markada yer alan GLU ibaresinin glikozun kısaltılması olup, kişiye mal edilmesinin mümkün olmadığım, her iki markanın benzer olmadığını, her iki ilacın yöneldiği kişilerin ilaç konusunda özel bilgi ve tecrübeye sahip doktor ve eczacılar olduğunu, iki markayı karıştırmanın söz konusu olamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre davalı şirketin önceden davacı taraftan aldığı lisans ile GLUCOPHAGE markalı ilacı 30.06.2000 tarihine kadar Türkiye'de pazarladığı, ancak lisans sözleşmesinin bitmesinden 14 gün sonra aynı tür ilaçların pazarlamasında kullanılmak üzere GLUFAJ ibaresinin Marka olarak tesciline istediği davacı markasının potansiyel tüketicileri olan doktor ve eczacıların bu ibareye yazıldığı gibi değil de, aldıkları eğitimin ve mesleki birikimlerin gereği olarak GLUKOFAJ şeklinde telaffuz edeceklerinin kuşkusuz olduğu, şu halde her iki ibare arasındaki tek farkın, davacı markasındaki CO eklinde yazılıp da KO biçiminde okunan bölümü olduğu, her iki ibare arasında 556 sayılı KHK'nin 7/1-b maddesi anlamında ayırt edilemeyecek kadar bir benzerliğin olduğunu kabul etmek gerektiği, bu anlamda tescil engelinin olmadığı düşünülse bile KHK.nin 8/1-b maddesi gereğince bir iltibas veya en azarından iltibas tehlikesi yaratacağını kuvvetle muhtemel olduğu, ancak davalı şirketin uyuşmazlık işaretin adına marka olarak tescili için TPE Başkanlığına başvurmasının haksız rekabet oluşturmayacağı gerekçesiyle, YİDK.nun 30.04.2002 tarih ve M-927 sayılı kararın iptaline davalı şirkete ait 14.07.2000 tarih ve 2000/14340 sayılı markanın hükümsüzlüğüne, haksız rekabetin tespit ve men'i ile hükmün ilanı taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Davalılar vekilini temyiz gelince; davacı vekili davalı şirket tarafından marka olarak tescili istenen GLUFAJ ibaresinin aynı sınıf yönünden daha önceden davacı adına tescilli GLUCOPHAGE markasına benzediğini iddia ederek, YİDK kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
01.07.2003 tarihli bilirkişi kurulu raporu ve 14.05.2004 tarihli 2nci bilirkişi kurulu raporunu düzenleyen çoğunluk görüşünde, dava konusu ürünlerinin ilaç olduğu ilacı kullanan hastanın ilaç tercihini kendi istedi doğrultusunda ve bizzat yapmadığı doktorun tercihine uymak zorunda olduğu, ilaçların eczacılar tarafından satışa sunulduğu dolayısıyla doktor ve eczacı gibi eğitimli kişilerin aslında kullanan olduğu, GLUFAJ ve GLUCOPHAGE kelimelerin arasında kulak algılaması yönünde yeterince farklılık olduğu, ayırt edici ekler nedeniyle bilgilenmiş tüketici gurubu (doktor ve eczacılar) açısından yeterli ayırt edileceği sahip olduğu açıkça belirtildiği halde, 2nci raporu düzenleyen heyette muhalif kalan bilirkişinin GLUFAJ markasının davacıya ait markaya benzetme amacı taşıdığı, davacıyla iki marka arasındaki ve benzerliğin ve taraflar arasında geçmişte lisans ilişkinin olmamasının, doktor ve eczacıların iki marka ve iki şirket arasında hali hazırda bağlantı kurmasına ve hatta ilacın reçetesiz dahi satılabildiği düşünüldüğünde, iki marka arasındaki benzerliğin son tüketicinin, yani hastaların tercihlerini etkileyebileceği ve bu isim yakınlığının, ilerde doğabilecek kullanma hataları nedeniyle halk sağlığında telafisi mümkün olmayacak sorunlar yaratacağı belirtilmiştir. Objektif ilkelere göre bilinçli kullanıcı gurubu (doktor ve eczacılar) yönünden markaların aynı ya da ayırt edilemeyecek ölçüde benzer olmadıkları açık olarak tespit edildiği halde sübjektif ölçülere ve yasal olmayan muhalif bilirkişi görüşüne itibar edilerek, markalar arasında benzerlik bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (l) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, takdir edilen 500.00 YTL duruşma vekillik ücretini davacıdan alınarak davalılara verilmesine aşağıda yazılı bakiye 01.90.YTL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davalılar iadesine, 01.05.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy