(6762 S. K. m. 1292, 1299) (818 S. K. m. 101)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Yıldızeli Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19.10.2005 tarih ve 2005/250-2005/279 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşüldü düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı sigorta şirketine kasko sigorta sözleşmesiyle sigortalı aracıyla kaza yaparak aracın kullanılamaz hale geldiğini, tüm evraklarla birlikte yapılan müracaata rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 8.000.000.000.-TL tazminatının temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı hakkında ilgili işlemlerin tamamlandığını, ancak davacının ödeme yapılabilmesi için gerekli evrakı iletmediğini ve bu nedenle ödeme yapılamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, araçta oluşan hasarla ilgili 17.07.2001 tarihinde müracaat edildiği, davalı şirketin 8 gün sonra 25.07.2001 tarihinde temerrüde düştüğü ve davacının başvurusunda kabul ettiği 3.650.000.000.-TL tamirat bedelinin aracın pert olması nedeniyle bağlayıcı olamayacağı gerekçesiyle 6.350.000.000.-TL alacağın 25.07.2001'den itibaren temerrüt faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir. Kararın temyizi üzerine, poliçede "Dain-mürtehin" olarak Oyakbank Ankara Şubesi geçmesi açık muvafakatin bulunmadığı ve temerrüt tarihi hakkındaki hükmün olayda uygulama yeri bulunmayan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu hükümlerine göre belirlenmesi gerekçeleriyle bozulmuştur. Mahkemece, bozmaya uyularak eksikler giderilmiş ve ihbar tarihinden itibaren temerrüt faiziyle anılan bedelin tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Dava, kasko sigortası sözleşmesine dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyma kararı verildiği halde, bozma nedenlerinden biri olan, temerrüt tarihinin belirlenmesi açısından bozma gerekleri yerine getirilmemiştir.
Bozma ilamında; TTK.nun 1299/1 inci maddesine göre rizikonun gerçekleştiğini sigortacıya ihbar borcunun TTK.nun 1292 nci maddesi hükmünce doğduğu tarihte muaccel olacağı belirtilerek, temerrüt tarihinin, taraflar arasında yapılan sözleşmede aksine bir hüküm bulunup bulunmadığının araştırılması ve varsa bu hükme göre, yoksa anılan hükümler ve BK.nun 101 inci maddesi hükmüne göre değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Somut olayda, davacının, 16.07.2001 tarihinde davalı sigortaya hangi belgelerle başvurduğu belli değil ise de davacının 02.07.2001 tarihinde hasarı ihbar ettiği ve 04.07.2001 tarihinde ekspertiz çalışmasına başlandığı ve raporun 03.09.2001 tarihinde yazıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, ekspertiz çalışmasının uzun sürmesi ve raporun geç sunulmasından davacının sorumlu tutulmasının mümkün görülmeyeceği nazara alınarak, davacının sigortaya riziko ihbar tarihi olan 02.07.2001 tarihinden sonra 15 gün geçmekle, davalının hasarı öğrendiği ve sigortanın bu tarihte temerrüde düştüğü kabul edilerek, bu tarihten itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşılmakla, HUMK. nun 438/7 nci maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, hüküm fıkrasının 1 numaralı bendindeki "davacının davalı sigortaya müracaat ettiği 16.07.2001 tarihinden bir gün sonrası olan 17.07.2001" ibaresinin hükümden çıkarılarak, yerine "Kasko Sigortası Genel Şartları'nın B 3. 1 inci maddesi gereğince, riziko ihbar tarihinden 15 gün sonrasında temerrüde düşüldüğü kabul edilerek, 18.07.2001" ibaresinin eklenmesi suretiyle kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy