(1163 S. K. m. 53)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Antalya Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 07.11.2003 tarih ve 2002/1016-2003/1138 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 30.11.2004 günde taraf avukatları tebligata rağmen gelmediğinden, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, tetkikatın evrak üzerinde yapılarak karar verildikten, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan sonra, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı kooperatifin yaptığı 600 konutun ortaklara teslim edildiğini, ancak arsanın mülkiyetinin muarazalı olması nedeniyle tapusunun alınamadığını, imar ruhsatının bulunmadığını, buna rağmen 24.06.2001 tarihli ertelenen genel kurul ve sonrasında 19.08.2001 ve 23.06.2002 tarihli genel kurul toplantıları yapılıp, tapu kaydı ve ruhsatı bulunmayan dükkanlardan şahsi ve apartman giderlerinin karşılanması için aidat toplanması konusunda yönetim kuruluna yetki verildiğini, toplantıya tüm ortakların çağırılmamış olması yanında, gerçekte hazır olmayan ortakların yerine atılan imzalar ile toplantı yapıldığını ileri sürerek her iki genel kurulun da hukuka ve yasaya aykırı olan hususların tespiti ile iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, alınan kararlarda butlanın söz konusu olmadığı, toplantı ve karar yeter sayısının oluştuğu, davanın 1 aylık hak düşürücü sürede açılmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
1- Mahkemenin oluşturduğu karar asıl dava ile ilgili olup, davacının ortağı olduğu davalı kooperatifin genel kurul kararlarının iptali istemi reddedilmiştir. Ancak, asıl davanın yargılama sırasında davacı, kooperatif yönetim kurulunun 30.11.2002 tarihli kararı ile ihraç edilmiş, bu karar aleyhine Antalya Ticaret Mahkemesi'nde 2003/80 Esas sayılı dava açılmış ve 04.07.2003 tarihinde eldeki dava ile birleştirme kararı verilmiştir. Asıl davanın karar tarihi 07.11.2003 olup, birleştirilen dava açısından mahkemece olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiştir.
Kooperatif ile ortağı arasındaki davalarda ortağın aktif dava ehliyetinin yargılamanın sonuna kadar devam ediyor olması şarttır. Aktif husumet ehliyeti dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekmektedir. O halde, genel kurul kararının iptali davası derdest olduğu sırada ihraç kararının iptali davası açıldığına ve her iki dava birleştirildiğine göre, mahkemece öncelikle ihraç kararının iptali davası hakkında bir karar verilmeli ve aktif dava ehliyeti diğer dava açısından buna göre değerlendirilmelidir. Mahkemece birleşen dava açısından herhangi bir karar oluşturulmadan asıl davada hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, davalı vekili duruşmaya gelmediğinden duruşma vekillik ücreti takdirine yer olmadığına, 24.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy