(818 S. K. m. 47) (2918 S. K. m. 99, 111)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Küçükçekmece Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 15.06.2004 tarih ve 2002/1939 - 2004/387 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekillerince ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, davalıların sürücüsü ve sigortacısı oldukları traktörün kaldırımda duran müvekkillerinin müşterek çocuklarına çarparak ölümüne sebebiyet verdiğini, tek çocuklarının acısına dayanamayan davacıların ortaya çıkan mutsuz ortamın etkisiyle boşandıklarını, davalı sigorta şirketi tarafından destekten yoksun kalma tazminatının bir bölümünün karşılandığını ileri sürerek davacıların her biri için 2.500.000.000. TL maddi ve 5.000.000.000. TL manevi tazminat olmak üzere toplam 15.000.000.000. TL tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş, 14.01.2004 tarihli ıslah dilekçesiyle davacı anne için maddi tazminat talebini 3.500.000.000. TL'ye yükselterek tüm tazminatlara kaza tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesini talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, davacıların başvurusu üzerine 3.923.157.576.-TL'nin davacılara ödendiğini, başka bir sorumluluklarının kalmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı (karşı davacı) vekili, kazadan sonra davacılarla sürekli ilgilenildiğini, davacı Bayram'a 1.000.000.000. TL ödendiğini, 24.04.2001 tarihinde bu davacının dava haklarından feragat ettiğini, davacıların çocuklarının ölümünü menfaat aracı haline getirdiklerini savunarak asıl davanın reddini istemiş, karşı davada müvekkilinin iyi niyetli çabalarının istismar edildiğini ileri sürerek 6.000.000.000. TL tazminatın karşı taraftan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazada davalı sürücünün tamamen kusurlu olduğu, KTK.nun 111/2 nci maddesi uyarınca tazminata ilişkin olup yetersiz olduğu açıkça anlaşılan anlaşma ve uzlaşmaların yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptallerinin istenebileceği, ibranamenin verilmesinden sonra iki yıl içinde bu davanın açılmasının davacının bu ibraname ile bağlı kalmak istemediğini gösterdiği, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeler düşüldükten sonra davacı Cevriye Korkan'a 3.485.201.559. TL, davacı Bayram Korkan'a 2.243.042.266. TL destekten yoksun kalma tazminatı ödenmesi gerektiği, çocuğunu kaybeden anne-baba için tarafların ekonomik durumlarına göre ayrı ayrı birer milyar lira manevi tazminatın davalı Derviş Özer'den tahsili gerektiği, davalı sigorta şirketinin manevi tazminattan sorumlu tutulamayacağı, karşı davanın ispat edilmediği ve kabule şayan bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, tüm taraf vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1- Davalı (karşı davacı) Derviş Özer vekilinin yerinde görülmeyen ve ağıdaki 2 nolu bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı Derviş Özer, davadan önce davacı Bayram Korkan'a kendi adına yakınının 1 milyar lira ödeme yaptığını savunmuş ve bu konuda 13.03.2001 tarihli bono ibraz ederek tanık dinletmiştir. Mahkemece bu savunma üzerinde durulup değerlendirme yapılmadan karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bu davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiiller de temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, ayrıca zarar sorumlusuna ihtar veya ihbar edilmesine gerek yoktur. İşleten ve sürücünün faizden sorumluluklarının başlangıcı kaza tarihi olduğundan davalı Derviş Özer'in destekten yoksun kalma tazminatı nedeniyle kaza tarihinden itibaren faizden sorumlu tutulması gerekirken, bu davalı yönünden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru görülmemiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99/1 inci maddesinde sigortacının, kendisine tazminat ödenmesi için gerekli ihbar yapılıp belgelerin ibrazından itibaren 8 iş günü içinde ödeme yapacağı hükme bağlanmıştır. Diğer bir deyişle davalı trafik sigortacısı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü ancak bu tarihte muaccel hale gelir. Mahkemece anılan hüküm gereği davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi araştırılmadan destekten yoksun kalma tazminatı nedeniyle bu davalı yönünden de dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
4- Davacıların manevi tazminat isteği BK.nun 47 nci maddesine dayanmaktadır. Manevi tazminatın amacı, zarara uğrayan kişinin duyduğu manevi acıyı bir dereceye kadar yumuşatmak, bozulan manevi dengeyi onarıp düzeltmek, bir teselli, bir savunma ve ruhu tatmin etmektir. Hakim manevi tazminat miktarını tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına ve adalete uygun olarak takdir etmelidir. Takdir edilecek miktar, manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da göz önünde tutularak, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Mahkemece müşterek çocuklarını kaybeden davacılar lehine anılan ilkeler dikkate alınmadan yetersiz manevi tazminat takdir edilmesi doğru görülmemiştir.
5- Mahkemece gerekçeli kararda davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemelerin ayrı ayrı tespit edilen tazminat miktarlarından mahsup edildiği belirtilmişse de hüküm fıkrasında davalı sigorta şirketinin bu meblağlar poliçe limitinden düşülmeden ve infazda tereddüde yol açacak şekilde tüm poliçe limitinden sorumlu tutulması da isabetsiz olmuştur.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte belirtilen nedenlerle davalı (karşı davacı) Derviş Özer vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı Derviş Özer yararına, 3 ve 4 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı yararına, 4 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı sigorta yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 20.02.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy