(6762 S. K. m. 205)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Keşan Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 14.10.2004 tarih ve 2004/259-2004/326 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin önceden Kollektif Şirket iken nevi değiştirerek anonim şirkete dönüştüğünü, şirket kollektif şirket iken davalının şirket ortağı olduğunu, ancak değişiklikten sonra ortak olmadığını, önceki şirket döneminde şirket aleyhine açılan tazminat davası nedeniyle şirketin tazminat ödemeye mahkum edildiğini ve davalının kollektif şirket zamanında açılan bu davadan dolayı sorumlu olduğunu ileri sürerek, davalının payına düşen 1.636.500.000 TL.nın 16.11.1999'den itibaren temerrüt faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacı şirkete ortak olmadığını, İbrahim Çirozlar Oğulları Koll. Şti.nden de 1996 yılında ayrıldığını ve hiçbir sorumluluğu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; önce davalıya rücu koşulları bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Dairemizce, TTK.nun 205. maddesi uyarınca davacı şirketin önceki ortağa karşı dava açmasının mümkün bulunduğu, buna göre işin esasına girilerek ayrılma sırasında yapılan sözleşmenin incelenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilmek suretiyle bu ilk karar bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak, ayrılma sırasında yapılan sözleşmede davalının açılan tazminat davasından sorumlu olmayacağına dair bir hüküm bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının hissesine düşen 1.636.500.000 TL.nın 16.11.1999'den itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir. Bu kararın temyizi üzerine de hesaplamanın denetlenemediği ve temerrüt faizi başlangıcının doğru belirlenmediği gerekçesiyle karar Dairemizce ikince kez bozulmuştur. Mahkemece, bu bozma ilamına da uyularak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, trafik kazasına dayalı olarak, araç işleteni olan davacı şirketçe ödenen tazminatın, kollektif şirketin eski ortağı olan davalıdan, payına düşen kısmının rücuen tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece bozmaya uyulduğu halde, bozma gerekçesi olarak belirtilen, davacı şirketin istemine dayanak teşkil eden üçüncü kişiye yapılan ödemenin miktarının kararda gösterilmesi ve buna göre davalının payına düşen miktarın belirlenmesi hususları açıklığa kavuşturulmadan karar verilmiştir.
Mahkeme kararında, icra dosyasına atıf yapılmış ise de bu dosyada üçüncü kişiye yapılan ödemeye ilişkin bir bilgi ve belgeye rastlanmamıştır. Bundan başka, davacı vekilince, 5.500.000.000.TL.nin çek ve bono ile ödendiği belirtilmiş ve çek ve bono fotokopileri dosyaya sunulmuş ise de bunların ödendiğine ilişkin fotokopilerde ve başka bir belgede ödeme kaydına rastlanmamıştır.
Bu durumda mahkemece, ödemelere ilişkin davacı tarafa delilleri sorularak, ilgili makbuz ya da belgeler istenilerek ve gerekirse ticari defterler incelenerek, ödemenin varlığı ve miktarı açıklığa kavuşturulup, bunun sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yine eksik incelemeye dayalı olarak, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy