(1086 S. K. m. 185)
Dava: Taraflar arasında görülen davada A. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 30.11.2004 tarih ve 2004/714-2004/317 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi G. G. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin 3197 ve 3011 nolu endüstriyel tasarım tescillerini davalının taklit ettiğini, eyleminin tespit dosyası ile belirlendiğini ileri sürerek, tecavüzün tespitini, önlenmesini, haksız rekabetin men' ini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin işyerinde dava konusu tasarımın imalatı ve satışının yapılmadığını, broşürde yer alan ürünün numune olarak İspanya'dan getirtildiğini, faydalı değişiklikler yapıldıktan sonra üretime geçilmesinin planlandığını, broşürün deneme amacıyla sınırlı sayıda basıldığını, halka arz edilmemiş olduğunu, her iki ürün arasında ciddi farklar bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı şirketin dava konusu tasarımı kullanıldığı ürünü ithal ederek imalathanesine gönderdiği ve kendisinin hazırladığı katalog ile kamuya sunduğu, eyleminin piyasaya sunmak, icapta bulunmak anlamına geldiği, davalının böyle bir tasarrufta bulunmadan önce davacıdan izin alması gerektiği, tarafların ürünlerinin kıyaslandığında tüketiciler üzerinde bıraktıkları genel izlenim itibariyle birbirinden ayırt edilemedikleri, tescilli tasarım hakkının ihlalinin aynı zamanda haksız rekabette teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davacı adına tescilli 3197 ve 3011 nolu çoklu endüstriyel tasarım tescillerine tecavüzün tespiti ve önlenmesi istemine ilişkindir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde müvekkilinin 3197 ve 3011 nolu çoklu endüstriyel tasarım tescil belgeleri bulunduğunu, davalının bu tasarımlara konu ürünü taklit ettiğini ileri sürerek, tecavüzün önlenmesini dava etmiştir. Yargılama sırasında davacı vekili, 23.11.2004 tarihli celsede 3011 nolu tasarım tescil belgesine dayalı davasını atiye terk ettiğini bildirmiştir.
Usul Hukukumuzda atiye terk müessesesi bulunmamaktadır. Davacı vekilinin amacı H.U.M.K.nun 185. maddesine göre davanın bir bölümünü takipten sarfınazar etmektir. Anılan madde hükümlerine göre kararın verilip temyiz aşamasında dahi davayı takipten sarfınazar edilmesi mümkün ise de, davacının davasını takipten sarfınazar edebilmesi için davalının buna açıkça muvafakat etmesi gerekmektedir. Somut olayda davalının açık muvafakati bulunmamasına göre davacının davasının bir bölümünü takipten sarfınazar etmesi mümkün değildir. O halde mahkemece, davacının anılan endüstriyel tasarım belgesine yönelik talebi hakkında da işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde davaya konu talebi delil olarak değerlendirip, bu delilden vazgeçildiğinin kabulü doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy