(1163 S. K. m. 56)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 7.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 30.09.2004 tarih ve 2004/34-2004/571 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi G. G. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatiften konut edinmek için müracaat ettiğini, 03.09.2001 tarihinde 9.920.000.000.-TL ödeyerek ortaklığa kabul edildiğini, ancak daha sonra ortaya çıkan çekişme nedeniyle üyeliğinin kabul görmediğini ileri sürerek, çekişmenin önlenmesine, müvekkilinin ortak olduğunun tespitine, 3.Blok 6 numaralı konutun tahsisine, olmadığı taktirde rayiç bedelinin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin belge ve kayıtları üzerinde davacının hak iddia ettiği daire ile irtibatını gösterir delil bulunmadığını, davacının üyeliğe kabulüne dair karar olmadığını, ödediğini iddia ettiği paranın da kooperatif kayıtlarına girmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davacının almak istediği yeni konutun başkasına ait olduğunu bildiği ve bilmesi gerektiği, boş olmayan üyelik için kooperatif kayıtlarına intikal etmeyen 9.920.000.000.-TL ödenmiş olduğu, 03.09.2001 tarihli ortaklık senedinde belirtilen ortaklığa kabul işleminin geçersiz olduğu ve davacının ortaklık sıfatını kazanmadığı, kooperatif kayıtlarına girmeyen paradan kooperatifin sorumlu olmayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının davalı kooperatife üye olunduğunun tespiti ile konut tahsisi istemine ilişkindir.
Davacı, makbuz karşılığında 9.920.000.000.-TL ödemek suretiyle üye olduğunu ve davalı kooperatif yöneticileri tarafından kendisine ortaklık senedi verildiğini iddia etmiştir.
Davacıya verilen ortaklık senedinde tarih ve numarası yazılı ortaklığa kabule ilişkin yönetim kurulu kararının davacı ile ilgisi bulunmadığı gibi, yatırıldığı iddia edilen paranın da kooperatif hesaplarında bulunmadığı belirlenmiştir.
Davacının davaya konu üyelik dışında davalı kooperatifte bir üyeliği daha bulunmakta olup, bu itibarla davacı, davalı kooperatifte boş bir üyelik bulunmadığını, kendisine taahhüt edilen dairenin 1997 yılında çekilen kurada başka bir üyeye isabet edip o üyenin de kendisine ortaklık senedinin verildiği tarihte henüz ihraç edilmediğini bilecek durumda olduğu gibi, ortaklık senedinin düzenlendiği 03.09.2001 tarihinden itibaren kooperatife başka bir aidatta ödememiş bulunmasına göre, kooperatif üyeliğini zımnen dahi olsa kazandığının kabulü mümkün olmayıp, davacının ancak, açacağı ayrı bir dava ile, ödediği paranın iadesini talep etmesinin mümkün bulunmasına ve dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.10.-YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 13.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy