(818 S. K. m. 19, 21)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 8.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 21.01.2003 gün ve 2001/1243-2003/16 sayılı kararı onayan Daire'nin 05.10.2004 gün ve 2003/13111-2004/9341 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalı banka arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi ile müvekkilinin döviz cinsi işletme kredisi kullandığını, krediye uygulanacak faizin %13 oranında olacağı ve sabit kalacağı hususunda mutabakata varıldığını, buna rağmen 2001 yılı Mart ayına ilişkin devre faizi tahakkuku sırasında 02.01.2001 tarihinden itibaren % 22, 01.02.2001 tarihinden sonra ve % 20 oranında değişken faiz uygulandığını, davalının sözleşmeye aykırı davrandığını öne sürerek, asıl ve birleşen dava ile değişken faiz uygulaması ile fazla tahsil edilen 127.454.34. USD'nin faiziyle davalıdan tahsilini, USD üzerinden tahakkuk etmiş borcu dava tarihiyle 1 USD'nin 1.160.000 TL'ye uyarlanmasına ıslah dilekçesi ile de döviz faiz oranının % 10 ile sınırlı tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, T.M.S.F'na devredilen müvekkili banka aleyhine açılan davanın İstanbul 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesi gerektiğini, genel kredi sözleşmesinin 4. maddesinde faiz oranının sabitlenmediğini, sözleşmedeki kredilere göre faiz oranının belirlendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya içeriğine göre davacı lehine uyarlama koşullarının oluşmadığı, davalının sözleşmeye göre faiz oranını tek yazılı yazılı değiştirebileceğinden kredi faiz oranının % 22'ye çıkarılması ve % 20'ye indirilmesinin sözleşmeye aykırı olmadığı gerekçesi ile dava reddedilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dairece davalı bankanın faiz oranlarındaki değişiklikleri davacıya ihbarına rağmen davacı tarafından süresinde itiraz edilmemesinin yapılan değişikliklerin davacı tarafından da benimsenmiş olduğunu göstermekte olduğu gerekçesi de eklenerek, karar onanmıştır.
Bu defa davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davacının yargılama aşamasında davalı tarafça gönderilen faiz oranlarındaki değişikliklere ilişkin ihbar yazılarının kendilerine ulaşmadığına ilişkin açık bir itirazda bulunmamış olmalarına göre, davacı vekilinin HUMK' nun 440. maddesindeki hallerden hiçbirine uygun bulunmayan karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin yerinde görülmeyen karar düzeltme isteğinin HUMK.nun 442.maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 2.30.YTL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı yasa ile değiştirilen HUMK.nun 442/3.madde hükmü uyarınca takdiren 125.00.YTL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 18.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy