(CMR m. 4) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 30.12.2004 tarih ve 2000/1437-2004/1040 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirketin kendisine ait veya kiraladığı araçlarla taşınmasını taahhüt ettiği mallara gelebilecek hasarlar sebebiyle müvekkilince CMR sigorta poliçesinin tanzim edildiğini, bu poliçe ve poliçeye ek olarak düzenlenen zeyilnamelerden dolayı primlerin davalı tarafından ödenmediğini, yapılan icra takibine davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, meydana gelen bir kaza nedeniyle davacının ödeme yapmaması üzerine müvekkilinin davacı şirket ile çalışmama kararı aldığını ve prim tediyesini kestiğini, primin ödenmemesi nedeniyle teminatın işlemediğini, davacının prim talep etmesinin haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davaya konu poliçenin 5. maddesindeki özel şartın primin geç ödenmesini önleme amaçlı olup, sigortacının poliçeden kaynaklanan sorumluğunu ortadan kaldırmayacağı, davacının kendisine gönderilen zeyilnameleri iade edip, bir yazı ile sözleşmeyi feshetmesi gerekirken bunu yapmaması nedeniyle primleri ödemesi gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile, 5.161,62 DM. Asıl ve 423,51 DM. İşlemiş faiz üzerinden devamına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıyıcının sorumluluğu CMR sigorta poliçesinden kaynaklanan prim alacağına ilişkin itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasında düzenlenen sigorta poliçesi uyarınca davalı sigortalı taşıyıcının kendi araçları ile yaptığı taşımalar sırasında taşınan mallara gelebilecek zararlar teminat altına alınmıştır.
Düzenlenen 01.01.2000 tarihli sigorta poliçesinde poliçe özel şartları hüküm altına alınmış olup, bunun yanında CMR umumi hükümlerine de atıf yapılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı sigorta şirketinin düzenlediği zeyilnamelerin geçerli bir taşıma bildirimine istinaden düzenlenip düzenlenmediği ve zeyilnamelerin primlerinin verilip verilmediği noktasında toplanmaktadır.
Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle tarafların çalışma sistemlerinin belirlenmesi gerekmektedir. Dosya arasında mevcut CMR Umumi Hükümlerinin 4. maddesi ile sigorta ettirenin beyan yükümlülüğü düzenlemiş olup, buna göre sigorta ettiren, taşıma başlamadan önce malın cinsi, araç plakası ve güzergahı bildirmek suretiyle sigorta teminatını başlatabileceği gibi, sigorta poliçesi tanzim edilirken araç adedi ve plakalarının bildirilmesi ile de sigorta teminatını başlatması mümkündür.
Somut uyuşmazlıkta tarafların hangi bildirim şeklini benimsedikleri açık olarak belirlenmemiştir. İlke olarak, çerçeve anlaşma niteliğinde abonman sözleşmesi yapılarak sigorta ettirenin taşıdığı mallara gelebilecek zararların sigorta teminatı altına alınabilmesi mümkündür. Bu halde, abonman sözleşmesine dahil belli bir seferin başlamasının sigortacıya bildirilmesi ile riziko ve sigorta konusu menfaat belirli hale geldiğinden, sigortacının riziko sorumluluğu da o andan itibaren başlayıp, karşılığı olan primi de sigortalısından talep hakkına sahip olmaktadır. Bu durumda sigorta şirketi ancak kendisine sigorta ettiren tarafından taşıma yapılacağının bildirilmesi ile zeyilname düzenleyebileceğinden bu bildirimin yapıldığını ispat yükü altındadır.
O halde mahkemece, taraflara öncelikle sigorta sözleşmesinin işleyiş şeklinin açıklattırılarak zeyilnamelerin hangi kritere göre düzenlendiğinin belirlenmesi ve şayet taşımadan önce veya yeni araç alımından sonra bildirim esası benimsenmiş ise, buna ilişkin bildirimlerin ibraz ettirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy