(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 275, 284)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Manisa Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 13.09.2004 tarih ve 2004/87-2004/352 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının kooperatif ortaklığından doğan borçlarını ödememesi üzerine aleyhine icra takibine girişildiğini, ancak, borca itiraz edilmek suretiyle takibin durdurulduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ve inkar tazminatı karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, beş yıllığına kurulan kooperatifin, bu sürenin dolması üzerine kendiliğinden dağılmış olması gerektiğini, kooperatifin öncelikle aldığı bonoları işleme koyarak tahsilat yapması gerekirken, doğrudan aidat ve faiz talebinde bulunmasının iyiniyetten yoksun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, genel kurul kararı gereği kooperatifin süresinin uzatıldığı, halen faaliyete devam ettirdiği ve borcun sabit olduğu gerekçeleriyle, itirazın iptali ile davanın kabulüne karar verilmiş, bu kararın, borç ve faizin belirlenmediği gerekçesiyle Dairemizce bozulması üzerine, bilirkişi raporu alınarak, davanın kabulü ile itirazın iptali ve icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, kooperatif aidat borcunun tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporu, davacı kooperatif tarafından dosyaya sunulan ve hesap dökümüne ilişkin bilgisayardan çıkarılmış bir belge üzerindeki bilgilere dayalı olarak düzenlenmiştir. Borç durumuna ilişkin kooperatif kayıt ve belgeleri doğrudan incelenmemiş ve aidatı belirleyen genel kurul kararları ile birlikte değerlendirilmeksizin borç ve faiz hesaplanmıştır. Bu rapora davalı vekili itiraz etmiştir.
Bu durumda mahkemece, yukarıdaki açıklamalar ışığında, kooperatif defter ve kayıtları üzerinde hesaplama yapılmak üzere, bilirkişiden ek rapor yada yeni bir rapor alınarak, davalının asıl ve faiz borcunun buna göre hesaplanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.01.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy