(1163 S. K. m. 27)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 7. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 15.07.2004 tarih ve 2004/169-2004/480 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı kooperatif vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif üyesi iken, usulsüz olarak ihraç edildiğini ileri sürerek, ihraç kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının usulüne uygun olarak ihraç edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, dosyadaki delillere göre, ilk ihtarda muaccel olmayan Temmuz 2003 aidatının istendiği gerekçesiyle, davanın kabulüne ve ihraç kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı kooperatif vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali istemine ilişkindir.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 27. maddesinde, aidatlarını geciktiren ortaklara iki ihtarın yapılması gerektiği öngörülmüştür. Anasözleşmenin 14. maddesinde ise ödemelerini 30 gün geciktirenler için yönetim kurulunca noterden yapılacak ihtarı takip eden on gün içinde bu yükümlülüklerini yerine getirmeyenlere, yine aynı kurulca ikinci ihtarın yapılacağı, buna rağmen yükümlülüklerini yerine getirmeyen ortakların ortaklıktan çıkarılacağı düzenlenmiştir. Mahkemece, anılan bu hükümlere göre, ilk ihtarın 28.08.2003 tarihinde tebliğ edilmesine ve ihtarnamede bildirilen borcun 31.07.2003 tarihi itibarıyla belirlendiğinin bildirilmesine göre, yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece hükme dayanak yapılan ihtarnamede bildirilen borcun, Temmuz ayı aidatını da kapsayıp kapsamadığı hususu dosyadaki belge ve bilgilerden anlaşılamamaktadır. Zira, ihtarnamede belirtilen borçların aylık dökümü yapılmamış ve Vadesini 30 gün geçirdiğiniz halde ödemediğiniz aidat ve faiz borçlarınız 31.7.2003 tarihi itibariyle aşağıya çıkarılmıştır şeklinde borç bildiriminde bulunulmuştur.
Bu durumda, anılan hususun araştırılması, davalı kooperatiften sorulması, gerektiğinde kooperatif kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması, ihtarda temmuz ayı aidatının da istenip istenmediği açıklığa kavuşturulması ve buna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3- Bozma neden ve şekline göre, vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının ise bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.01.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy