(6762 S. K. m. 1264, 1320) (Hırsızlık Sigortası Genel Şartları A. 1)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 8. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 30.11.2004 tarih ve 2004/394-2004/1493 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait işyerinin, işyerinizin güvencesi sigorta poliçesi ile davalı şirkete sigortalı iken yapılan hırsızlık sonucu 2.000.000.000-TL zarar oluştuğunu, ancak davalının hiçbir neden göstermeden ödeme istemini reddettiğini ileri sürerek, şimdilik bu meblağın temerrüt faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu çalınma olayının herhangi bir zorlanma olmadan aşırma suretiyle meydana geldiğini, bu nedenle Hırsızlık Sigortası Genel Şartlarında tanımını bulan hırsızlık kapsamına girmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar doğrultusunda, olayın gündüz ve hava kararmadan başkalarının yardım ve oyalaması ile çok hızlı bir şekilde yapılması durumunun poliçede ve Hırsızlık Sigortası Genel Şartlarının 1.4 maddesindeki tarife uygun ve poliçe kapsamında bir riziko olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, işyerinin güvence sigortası poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, davacıya ait işyerinde meydana gelen hırsızlık olayının teminat kapsamında olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Hırsızlık sigortasına TTK. nun 1320. maddesinde yer verilmekle birlikte bu madde de anılan sigortanın ne tanımına nede unsurlarına, yine bu maddeye emredici hükümlerin nelerden ibaret olduğunu gösteren TTK. nun 1264. maddesinde de yer verilmemiştir. O halde, bu tür sigortanın kapsamının sözleşme hükümlerine göre tayin edilmesi zorunludur. İlgili Bakanlıkça onanan ve sözleşme koşulları haline gelen Hırsızlık Sigortası Genel Şartları A.1. maddesine göre, hırsızlık nedeni meydana gelen zararın sigorta teminatı içinde kalabilmesi için hırsızlığın, sigortalı eşya ve mahallere kırma, delme, yıkma veya zorlama ile girilerek; araç gereç veya bedeni çeviklik sayesinde tırmanma veya aşma suretiyle girilerek; kaybolan çalınan veya haksız yere elde edilen asıl anahtarla veya anahtar uydurarak veya başka aletler veya şifre yardımıyla kilit açmak suretiyle; sigortalı yerlere gizlice girip saklanarak veya kapanarak; öldürme, yaralama, zor ve şiddet kullanma veya tehditle yapılmış olması zorunludur.
Somut olaya gelince, sigortalı işyerinde hırsızlık, davacının oğlunun işyerinde bulunduğu sırada gündüz vakti açık kapıdan içeri girilmek suretiyle gerçekleştirildiği dosya kapsamından anlaşılmakta olup, Hırsızlık Sigortası Genel Şartlarının 1.4 maddesinde ki "sigortalı yerlere gizlice girip saklanarak veya kapanarak" şeklindeki tarife uygun ve poliçe kapsamında bir riziko olduğu yönündeki mahkemenin kabulünün aksine, yukarıda sayılan oluş biçimlerine uymayan somut olayın sigorta teminatı kapsamı dışında kaldığı kuşkusuzdur.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, davacıya ait işyerinde meydana gelen hırsızlık olayının poliçe teminatı kapsamı dışında olduğu gözetilmeksizin eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın, davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.04.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy