(1086 S. K. m. 432) (7201 S. K. m. 21) (556 S. KHK. m. 61, 62) (Tebligat Tüzüğü m. 28)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Tekkeköy Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 16.12.2004 tarih ve 2003/387-2004/551 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili; davalının müvekkili şirketin markalı tüplerini ticari amaçla elinde bulundurduğunu, korsan olarak doldurup satışa arz ettiğini, yapılan tespitte mülkiyeti Aygen A.Ş.'ye ait 385 adet 12 kg.boş LPG tüpünün tespit edildiğini belirterek, davalının LPG bayisi olup olmadığı, bayii ise hangi tevzii firmasının bayisi olduğunun tespitine, davalının Aygaz markalı tüpleri elinde bulundurmasının, haksız rekabet, o markaya tecavüz oluşturduğunun tespiti ile tecavüzün durdurulmasına, maddi ve manevi haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap vermemiş ve duruşmaya katılmamıştır.
Mahkemece; davalının LPG tüpü bayisi olup olmadığının ve hangi tevzi firması bayisi olduğunun tespiti talebinin feragat nedeniyle reddine, diğer talepler yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiş. Mahkemece, HUMK.nun 432/1. maddesi uyarınca süresinde yapılmayan temyiz talebinin reddine karar verilmesi üzerine bu kez davacı 16.12.2004 tarihli ek kararı temyiz etmiştir.
1-) Dava marka haklarına tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesine ilişkindir.
Tebligat Kanunu'nun 21. ve Tebligat Tüzüğü'nün değişik 28. maddesine göre; muhatap veya muhatap adına tebliğ yapabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu veya meclis üyeleri, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalaması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir iken, davalıya yapılan tebligatta bu usule uyulmamıştır. O halde; 16.12.2004 tarihli ek kararla HUMK. nun 432/1. maddesine dayanarak davalının temyiz talebinin reddi doğru görülmediğinden, davalının bu konudaki temyiz isteminin kabulü ile, ek kararın bozularak kaldırılmasına karar verilerek hükmün esastan incelenmesine geçilmiştir.
2-) Dava dosyası içersindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve Yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalının yukarıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle; davalının temyiz itirazlarının kabulü ile 16.12.2004 tarihli ek kararın BOZULMASINA, bu kararın kaldırılarak asıl kararın (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının esasa ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.00.-YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 07.04.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy