(6762 S. K. m. 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kırklareli Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 16.12.2004 tarih ve 2004/112-2004/939 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete dahili su hasarına karşı sigortalı olan eczanede bulunan ilaçların davalıya ait konuttan suların sızması sonucu hasarlandığını, hasar bedelinin müvekkilince sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, 3.314.985.500.-TL'nin temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, hasar nedeni ile davalıya izafe edilecek bir kusurun tespit olunamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, işyeri sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Sigortalı işyerinde hasar olgusu çekişme konusu olmadığı gibi bu husus dosya kapsamı ile de sabit olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, hasarın hangi nedenden kaynaklandığı noktasında toplanmaktadır.
Hasar tarihi üzerinden uzunca bir süre geçtikten sonra yapılan keşif sonucu düzenlenen ve esasında kesin bir kanaatte içermeyen bilirkişi raporu mahkemece benimsenip hükme dayanak yapılarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Oysa, sigorta şirketlerinden bağımsız olarak çalışan ve sigortalı işyerinde hasar günü yapılan inceleme sonucu düzenlenen ekspertiz raporunda, sigortalı mahallin üst katında bulunan Gürtan Perese'ye ait konutun banyosunun su tesisatının duvar içinde kalan kısmının donduğu ve yarıldığı ve havaların ısınması ile tesisattan sızan suların sigortalı mahallin bodrum katına dolduğu, burada bulunan bir kısım ilaçların su tesiri ıslanarak hasarlandığı tespit edilmiştir. Davacı vekili, 25.10.2004 havale tarihli dilekçesinde, hükme esas alınan rapora ayrıntılı, esaslı, sonucu etkili itirazlarda bulunmuştur.
Bu durumda mahkemece, başka bir bilirkişi kurulundan, her iki raporu değerlendiren, tartışan, itiraz noktaları üzerinde yeterince duran, çelişkiyi giderici ve denetime elverişli yeni bir rapor alınması, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, iddia ve savunma noktalarını yeterince aydınlatmayan ve denetime elverişli bulunmayan sonraki rapora dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.04.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy