(818 S. K. m. 47) (1086 S. K. m. 45)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Batman Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 31.12.2004 tarih ve 2003/706 - 2004/290 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin çocukları olan İbrahim Halil Çelik ile Kadri Durmuş'un 29.08.2002 tarihinde meydana gelen bir trafik kazası sonucu vefat ettiklerini, kazaya sebebiyet veren aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmadığından davalı Birlik'e başvurduklarını, ancak Birlik tarafından müvekkilleri için hesaplanan bedellerin düşük olması nedeniyle ödemenin kabul edilmediğini ileri sürerek fazlaya ait dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, 20.000.000.000 TL.nın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, birleşen davada ise fazlaya ait saklı tutulan kısım karşılığı olan 12.000.000.000 TL.nın olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların uğradıkları gerçek zararın aktüer raporu ile tespit edilerek ödeme yapılmak istenmesine rağmen davacıların haksız yere dava açtıklarını, garanti sigortası hesabının teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu, davacıların murislerinin kazada 2/8 oranında kusurlu bulunduklarını, ayrıca müvekkili hakkında kaza tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini savunarak asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile davacılardan Tayyibet Durmuş için 6.131.719.588 TL, Ali Durmuş için 5.739.972.370 TL, Abdurrahman Çelik için 6.947.859.624 TL, Gülnaz Çelik için 6.250.549.577 TL olmak üzere toplam 25.070.101.159 TL tazminatın dava tarihi olan 10.09.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınmasına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmişlerdir.
1- Asıl ve birleşen davalar, haksız eylem sonucu gerçekleşen ölümler nedeniyle ölenlerin yakınlarının uğradığı maddi zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacılar tarafından fazlaya ait saklı tutulan hakkın kullanımı sonucu açılan ek dava mahkemece asıl dava dosyası ile birleştirilerek yargılama asıl dava dosyasının esası üzerinden yürütülerek sonuçlandırılmıştır. HUMK.nun 45 ve devamı maddeleri uyarınca davaların birleştirilmesine karar verilmesi halinde sadece bunların yargılaması birlikte yürütülmekte olup, her dava bağımsız karakterini koruduğundan mahkemece her dava için ayrı hüküm kurulmalı, yargılama giderleri ve vekalet ücreti her dava için ayrı ayrı belirlenmelidir. Somut olayda mahkemece verilen kararda, asıl dava ve birleşen dava ayrımı yapılmadan hüküm kurulmuş olmasına göre kararın öncelikle bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre de, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 27.04.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy