(1163 S. K. m. 16)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Zonguldak Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 22.10.2004 tarih ve 2003/583 - 2004/393 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili asıl davada, davalı kooperatifin, elektrik işlerini yapan davacıya borcunu ödeyemediği için 01.01.1992 tarihli yönetim kurulu kararıyla müvekkilini üye kabul ederek aynı kararla kendisine bodrum kattaki daireyi tahsis ettiğini, müvekkilinin daireyi teslim aldıktan sonra Antalya'ya çalışmaya gittiğini, 2000 yılında döndüğünde dairenin kapıcı dairesi olduğunun belirtildiğini, daha sonra 15.04.1992 tarihinde ortaklıktan ihracına ilişkin karar alındığını öğrendiğini, ancak bu kararın müvekkiline tebliğ edilmediğini, 1995 yılında feshedilen kooperatifin mahkeme kararıyla ihyasının sağlandığını ileri sürerek müvekkilinin kooperatif üyesi olduğunun tespitine, davalının müvekkiline ait daireye el atmasının önlenmesine, kooperatif adına olan tapu kaydının iptaliyle müvekkili adına tesciline, bu mümkün olmadığı takdirde bedelinin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davada yargılama sırasında yeniden müvekkilinin ihracına ve üyeliğinin düşürülmesine dair 16.04.2003 tarihli yönetim kurulu ve 31.05.2003 tarihli genel kurul kararı alındığını belirterek bu kararların iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, projede kapıcı dairesi olarak görünen dava konusu yere tapu alınması hukuken mümkün olmadığından 15.04.1992 tarihli yönetim kurulu kararıyla davacının borcunun taksitler halinde ödenmesine ve üyeliğinin feshine karar verildiğini, borcun çeklerle ödendiğini, bu süre içinde de davacıdan herhangi bir ad altında para alınmadığını, adına kredi çekilmediğini, genel kurul toplantılarına çağrılmadığını, kooperatifin ihyasından sonra 16.04.2003 tarihli yönetim kurulunda alınan davacının üyeliğinin feshi kararının 31.05.2003 tarihli genel kurulda onaylandığını savunarak davaların reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının üyeliğe kabul edildiği 01.01.1992 tarihli kararının incelenmesiyle esasen bodrum kattaki dairenin davacının alacağı olan 15.000.000 TL karşılığında davacıya satılmış olduğunun anlaşıldığı, yönetim kurulunun yetkisini aşarak projede kapıcı dairesi olarak görünen yeri peşin bedelle satmasının hukuken ve fiilen geçersiz olduğu, davacının ortaklığa kabul edilmesinden sonra aidat ödemediği, üye kayıt defterine kaydının yapılmadığı, genel kurul toplantılarına katılmadığı ve kur'a çekiminden sonra ortaklığa kabul edilmesi nedeniyle üyelik sıfatının bulunmadığı, yasal üye olmaması nedeniyle ihracına ilişkin kararların da yok hükmünde olduğu, ancak davacının kooperatiften olan alacağının denkleştirici adalet prensibine göre dava tarihi itibarıyla 2.139.514.247 TL olarak ödenmesi gerektiği, bu paranın çeklerle ödendiği savunmasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne taleple bağlı kalınarak 2.000.000.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, diğer taleplerin ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı, kooperatif yönetim kurulunun 01.01.1992 tarihli kararı ile kooperatiften olan alacağı karşılığında üyeliğe kabul edilerek kendisine daire tahsis edilmiş, 15.04.1992 ve 16.04.2003 tarihli yönetim kurulu ve 31.05.2003 tarihli genel kurul kararlarıyla da kapıcı dairesine oturma müsadesi alınamadığından davacıya olan borcun ödenerek üyeliğinin feshi hakkında kararlar alınmış, dolayısıyla davalı kooperatif tarafından davacının üyeliği benimsenmiştir. Buna rağmen mahkemece 01.01.1992 tarihli kararla yönetim kurulunun yetkisini aşarak davacıya projede kapıcı dairesi olarak görünen dairenin peşin bedelle satışını yaptığı, bu satışın geçersiz olması nedeniyle üyelik sıfatının bulunmadığı, ancak davacının kooperatiften olan alacağı ödenmediğinden denkleştirici adalet prensibine göre ödenmesi gerektiği yönündeki gerekçesi doğru görülmemiştir.
Davacının yasa ve ana sözleşme hükümlerine göre usulüne uygun biçimde ihraç edilmediği ve kooperatif ortağı olduğu, dosya kapsamından kendisine konut tahsis olanağı bulunmadığı anlaşıldığından isteyebileceği tazminat miktarı Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da belirtildiği gibi aşağıdaki şekilde olmalıdır:
a- Önce, ortaklara tahsis edilen konutların dava tarihlerindeki rayiç değeri hesaplanmalıdır.
b- Normal ve eksiksiz ödeme yapan bir ortağın ödemeleri, ödeme yaptığı tarihler itibariyle TEFE ortalama rakamları esas alınarak dava tarihlerindeki güncel değeri bulunmalıdır.
c- Daha sonra, 1 nolu bentteki değerden 2 nolu bentte bulunan değer çıkartılarak normal ödeme yapan bir ortağın bu ödemeleri karşısında ne miktar yararlanma sağladığı hesaplanmalıdır.
d- Bundan sonra, davacının yaptığı ödemeler 2 nolu bentteki ilkelere göre dava tarihine taşınarak davacının eksik ödemeleri güncelleştirilmelidir.
e- Bu veriler ortaya çıkarıldıktan sonra, 4 nolu bentte bulunan miktar 3 nolu bentte bulunan değerle çarpıldıktan sonra bulunan miktarın 2 nolu bentte bulunan miktara güncel değerinin ilave edilmesi soncu bulunacak meblağ, davacı ortağın bu davada kooperatiften talep edebileceği tazminat miktarını belirleyecek ve mahkemece bu miktara hükmedilecektir.
Yukarıdaki ilkeleri dikkate almayan mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 81.00 YTL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 01.05.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy