(818 S. K. m. 106, 158)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bursa Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 29.12.2004 tarih ve 2002/457-2004/1016 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile karşı davada İyestaş A.Ş. vekili İ. K. tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. L.tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, taraflar arasında düzenlenen 09.11.2000 tarihli sözleşme ile davalı şirket hisseleri ile 268 parselde bulunan taşınmazın müvekkiline 1.300.000-DM bedel ile devrinin kararlaştırılıp, 300.000-DM kısmının peşin ödendiğini, ancak, davalıların kararlaştırılan sürede devir işlemlerine yanaşmadığını ileri sürerek, sözleşmenin feshedildiğinin tespitine, davalıya ödenen 300.000.-DM ile 50.000-DM cezai şartın faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinin sözleşme gereğince hisse devrine hazır olduklarını, bunu yazılı ve sözlü olarak defalarca bildirdiklerini, kendi edimini yerine getirmeyen davacının böyle bir dava açamayacağını, davacının sözleşmeyi bozabilmek için kötüniyetli davranış içinde olduğunu, sözleşme gereğince işyerinin boşaltıldığını, hazırlıklar yapıldığını, bu nedenle müvekkillerinin büyük zarara uğradığını belirterek asıl davanın reddine, karşılık davada da, aktin ifa ve gecikmesinden doğan 40.000 DM'nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, asıl davada, 09.11.2000 tarihli protokolün feshine, 350.000.-DM'nin 02.03.2001 tarihinden yürütülecek döviz faizi ile davalı şirket ve İbrahim'den müteselsilen tahsiline, davalılar M. ve V. yönünden davanın husumet nedeniyle reddine, karşılık davanın da reddine dair verilen karar, Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, sözleşmeye uygun şekilde kendi borcunu ifa etmeyen davacının karşı taraftan borcunun yerine getirilmesini isteyemeyeceği, taraflar arasındaki 09.11.2000 tarihli sözleşmenin halen geçerli olduğu, davalı-karşı davacının sözleşmenin yerine getirilmesini usulen isteyebileceği, BK.'da öngörülen yasal gerekler usulen yerine getirilmeden açılan davanın yerinde görülmediği, 300.000.-DM'ın 2000 yılından beri davalılar-kaşı davacıların uhdelerinde bulunduğu ve halende kullanmakta olduklarından dolayı zararların mevcut olmadığı gerekçesiyle, asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, asıl davada davacı vekili ile karşı davada davacılar İyestaş A.Ş.vekili ve İ. K. tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, asıl davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Karşılık davada davacı İyestaş A.Ş. vekili ile İ. K.'ün temyiz itirazlarına gelince, karşılık dava, akdin ifa ve gecikmesinden doğan zararın tahsili istemlerine ilişkin olup, mahkemece, karşılık davanın reddine ilişkin karar Dairemizce işin esasına girilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyulmuş, bu kez yukarıda yazılı gerekçelerle karşılık davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, karşılık davanın konusu, akdin ifa ve gecikmesinden doğan 40.000 DM'nin tahsiline ilişkin olup, sözleşmenin ayakta olduğu belirlendiğine göre, karşılık davacıların hem akdin ifasını isteyebilmeleri haklarının bulunduğu, hem de ayrıca sözleşmede belirlenen bakiye satış bedelinin ödenmesinin gecikmesinden kaynaklanan zararlarını da isteyebilme haklarının, BK.106 ncı madde hükmü düzenlemesi karşısında, mevcut olduğu kuşkusuzdur.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, karşılık davacıların sözleşmenin ifasının yanında ayrıca akdin ifa ve gecikmesinden doğan zararlarını isteyebilecekleri gözetilmek, sözleşmeye uygun olarak kendi borcunu ifa etmeyenin davacı olduğunun belirlendiği nazara alınmak, 09.11.2000 tarihli protokol hükümleri çerçevesinde karşılık davada karşı davacıların dava konusu ettikleri zararları değerlendirilerek ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken eksik incelemeye ve yetersiz bilirkişi kurulu raporuna dayalı olarak yerinde görülmeyen yazılı gerekçelerle karşılık davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile asıl davaya ilişkin hükmün ONANMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, karşılık davada davacılar İyestaş A.Ş. vekili ile İ. K.'ün temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan karşı davacılar yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.00. YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 01.05.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy