(1086 S. K. m. 437)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kütahya Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19.04.2004 tarih ve 2003/1226 - 2004/146 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının müvekkilinin yetkililerin imzasını taşımayan TSE uygunluk belgesi kullandığının tespit edildiğini, tarifeye göre tazminat alacağı hakkının doğduğunu ileri sürerek, 700.000.000 TL maddi ve 4.000.000.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında marka sözleşmesi bulunmadığı, davalının eyleminin davacının markasına tecavüz teşkil ettiği, aynı zamanda kamuoyunun davacıya duyduğu güveni sarsıcı nitelikte bulunduğu, maddi bakımdan zarara uğranıldığının kanıtlanmadığı gerekçesiyle, maddi tazminat isteminin reddine, 3.000.000.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, izinsiz olarak TSE imalata yeterlilik belgesi kullanıldığı iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Ancak, davalının davacı ile sözleşme yapmadan izinsiz şekilde yeterlilik belgesini kullandığı sabit olmasına rağmen maddi tazminat isteminin reddi doğru görülmemiştir. Bu durum karşısında, davacının maddi zararının sözleşme yapılmış olsaydı elde edeceği gelir kadar olacağı da dikkate alınıp, TSE Belgelendirme Talimatı hükümleri de değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.05.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy