(1086 S. K. m. 12, 13, 23)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Körfez Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 03.02.2005 tarih ve 2004/485 - 2005/31 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi G.G. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra, işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında gemi kira sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin yürüdüğü sırasında oluşan yük hasarından davalı payına düşen kısmı da müvekkilinin ödediğini, davalının ödeme yapmaması nedeniyle Londra'da hakem huzurunda dava açıldığını, hakem kararı ile müvekkilinin alacağının belirlendiğini, alacağın teminat altına alınması amacıyla davalının gemisi üzerine ihtiyati haciz tatbik edildiğini, H.U.M.K.'nun 12. maddesine göre alacak davasının da bu mahkemede açılabileceğini ileri sürerek, hakem kararının tenfizi ile alacağın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, aleyhinde işlem yapılan geminin bağlama limanının İstanbul olduğunu, ihtiyati haciz kararı veren mahkemenin de yetkisiz olduğunu savunarak yetki İtirazında bulunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, gemi mülkiyetinin gayrimenkul hükmünde olup, H.U.M.K.'nun 13. maddesinin kesin yetki kuralı getirdiği, yetkili mahkemenin İstanbul olduğu gerekçesiyle, mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yabancı hakem kararının tenfizi ve alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece yetki itirazının kabulü ile yetkili mahkemenin H.U.M.K.'nun 13. maddesinden hareketle İstanbul olduğu benimsenmiştir.
Davacı, bu davadan önce yabancı hakem kararından doğan alacağa istinaden taraflar arasındaki gemi kiralama sözleşmesine konu gemi üzerine ihtiyati tedbir uygulanmasını istemiş, mahkemece bu istem ihtiyati haciz istemi olarak değerlendirilmek suretiyle ihtiyati haciz kararı verilmiştir. Verilen bu ihtiyati haciz kararına yetki yönünden yapılan itiraz mahkemece reddedilmiş, ret kararı temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
H.U.M.K.'nun 12. maddesine göre, alacaklı, dava açmadan önce ihtiyati haciz kararı almış ve buna dayanarak borçlunun mallarına ihtiyati haciz koydurmuş ise, alacak davasını ihtiyati hacze karar vermiş olan mahkemede de açabilir.
Somut olayda uyuşmazlık geminin aynına ilişkin olmayıp, tenfiz ve alacak isteğine ilişkin bulunmasına göre, borçlu, ihtiyati haciz kararına yetki yönünden itiraz etmiş ve itirazı reddedilmiş olduğundan artık ihtiyati haciz kararı vermiş olan mahkemede açılan bu davada mahkemenin yetkisine itiraz edemez.
O halde mahkemece davalının yetki itirazının reddi ile işin esasına girilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.05.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy