(6762 S. K. m. 368, 369)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bafra Asliye 1.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 08.10.2004 tarih ve 2004/144-2004/506 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi birleşen 2004/146 Esas sayılı davanın davacısı N. vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 11.07.2006 gününde taraf vekilleri tebligata rağmen duruşmaya gelmediklerinden tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dava dosyası için Tetkik Hakimi S. Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı H. A. asıl davada, davacı M. A. A. birleşen 2004/145 esas sayılı davada, diğer davacı N. A. diğer birleşen 2004/146 Esas sayılı davada, davalı anonim şirketin 10.01.2004 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısına TTKnun 369 uncu maddesi hükmüne aykırı olarak usulsüz davet yapıldığını, baba-oğul-gelin olan İ., T. ve M. A.'ın yönetim kuruluna seçildiğini, bu kişilerin yönetimi ele geçirmek suretiyle diğer azınlık pay sahiplerinin haklarının çiğnenme tehlikesinin bulunduğunu, alınacak kararların bu üçlünün çıkarlarına olacağını, diğer ortakların lehine karar alınmasının mümkün olmayacağını ileri sürerek, alınan kararın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, alınan kararın hukuka uygun olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, yapılan seçimin hukuka, esas sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı bir yönünün olmadığı, TTKnun 368 inci maddedeki iki haftalık süreye uyulduğundan davetin usulsüz olmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Kararı, birleşen 2004/146 Esas sayılı davanın davacısı N. vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve mümeyyiz davacı, genel kurul toplantısına katılmış olmakla, çağrı usulsüzlüğünün sonucu etkilemediğinin kabulü gerekmesine, davacının artık salt bu usulsüzlüğe dayanamayacağına, iptali istenen kararın iyiniyet kurallarına aykırı olmadığının da mahkemece doğru olarak saptanmış bulunmasına göre, birleşen davada davacı N
vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, birleşen davada davacı Necati vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile birleşen (2004/146 Esas sayılı) davada verilen hükmün ONANMASINA, davacı vekili duruşmaya gelmediğinden duruşma vekillik ücretinin takdirine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 1.00 YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 11.07.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy