(1086 S. K. m. 17) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Eyüp Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 28.12.2004 tarih ve 2003170 - 2004/482 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 10.000.000.000.-TL'nin altında bulunduğundan HUMK'nun 3156 Sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, dava dosyası için tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin ortağı bulunan davalının aidat borcunu ödemediğini, tahsili için yapılan İcra takibinin itirazla durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve % 40 inkar tazminatı hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, kooperatifin merkezinin Bağcılar İlçesi olduğunu, yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, yönetimin genel kurul kararlarına aykırı davrandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının genel kurullarda usulüne uygun olarak alınan kararlar uyarınca aidatları ödemediği, İcra takibinin yerinde olduğu gerekçesiyle, davalının itirazının iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacak üzerinden faiz yürütülmesine ve inkar tazminatının asıl alacak üzerinden kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı ile katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Davacı vekilinin 04.04.2005 tarihli katılma yoluyla temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydedilmediği ve temyiz harcının da yatırılmadığı, bu durumda davacı vekilinin süresinde usulünce yapılmış temyiz istemi bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz isteminin HUMK'nun 432/4'üncü maddesi uyarınca süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalının temyiz itirazlarına gelince; dava, kooperatif aidat ve gecikme faizi alacağının tahsiline yönelik İcra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalının davacı yapı kooperatifini ortağı olduğu, dava açıldığı tarih itibariyle ve halen davacı kooperatifin merkezinin Bağcılar İlçesinde bulunduğu hususları çekişmesizdir. HUMK'nun 17 nci maddesine göre, kooperatif ile ortakları arasında açılacak davalarda kooperatif merkezi mahkemesi yetkilidir. Anılan yetki kuralı kamu düzenin ilişkin olup, kesin yetki kuralıdır.
Mahkemece, kendiliğinden dikkate alınmalıdır. Bu durum karşısında, mahkemece yetkisizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
3- Bozma neden ve şekline göre, davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, 3 numaralı bentte açıklanan nedenle davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, alınmadığı anlaşılan 11.20.- YTL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 29.05.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy