(818 S. K. m. 18)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 25.11.2004 tarih ve 2003/514-2004/927 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 03.10.2006 gününde taraf avukatları tebligata rağmen gelmediğinden tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı iki çocuğunun dava dışı Kauçuk San. ve Tic. A.Ş.'nin hissedarı olduğunu, davalı Adnan'ın hazırun cetveline göre malik olarak göründüğü 966 adet hissenin, bir aile şirketi olarak davacı ile kardeşi olan davalı Mariano tarafından 1970 yılında kurulmuş olan Kauçuk San. ve Tic. A.Ş.'nde davacı ile davalı Mariano tarafından 1985 yılında yarı yarıya eşit şekilde olmak üzere davalı Adnan'a inançlı ve bedelsiz olarak emaneten verildiğini ve anonim şirket genel kurulu tarafından müteaddit tarihlerde yapılan sermaye artırımları sonucunda emaneten verilen 966 adede ulaştığını, davalı Adnan'ın kendisine yediemin sıfatıyla verilen 966 adet hisseden davacıya ait olan 483 adet de dahil olmak üzere tamamını, muvazaalı bir hisse devir sözleşmesi ile davalı Mariano'ya devrettiğini, bu devrin BKnun 18. maddesi gereğince geçersiz olduğunu ileri sürerek, Kauçuk San. ve Tic. A.Ş.'de hissedar olan davacı tarafından davalı Adnan'a inançlı olarak emaneten verilen davalı Adnan tarafından davalı Mariano'ya muvazaalı geçersiz devir sözleşmesi ile devir edilen 966 adet hisseden davacıya ait 483 adet hissenin davacıya iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davaya konu edilen hissenin 05.01.1982 tarihinde davalı Adnan tarafından, karşılığında bedel ödenmek suretiyle dava dışı Ayşegül Ragusin'den satın alındığını, şayet gerçekten inançlı işlem var ise bile, bu işlemin Adnan ile Ayşegül arasında olabileceğini, davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığını, davalı Adnan'da bulunan hisselerin emanet olduğu iddiasının doğru olmadığını, davalı müvekkilleri arasındaki devrin de muvazaalı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı Adnan'ın 1982 yılında bir hisse ile anonim şirkete ortak olduğu, bu hissenin sermaye artırımları sonucu dava tarihindeki miktara ulaştığı, davalı Adnan'ın hisse senedi sahibi olması sebebiyle sahip olduğu hakları kullandığı, davalı Adnan'ın bu haklarını davacının gizli temsilcisi olarak kullandığını gösteren bir belge ve bilgiye ulaşılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.00 YTL. temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 03.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy