(6762 S. K. m. 1301) (1086 S. K. m. 275)
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy Asliye 5. Hukuk Mahkemesince verilen 28.12.2004 tarih ve 2003/371 - 2004/520 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S. Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı sigorta şirketi vekilinin, TTK'nın 1301. maddesi hükmü uyarınca davalı aleyhine açılan rücu davası sonunda, mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karan, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, TTK'nın 1301. maddesine dayalı rucüen tazminat istemine ilişkindir.
Davalı vekili, müvekkilinin kusursuz olduğunu savunmuş olup mahkemece, gerekçeleri açıklanmadan ve kusur noktasında bilirkişi incelemesi de yaptırılmadan, davanın kabulüne karar verilmiş olup, davalının tam kusurlu kabul edildiği anlaşılmaktadır. Davalının uzun süreli kiracı olarak işleteni olduğu aracın sürücüsü aleyhine de işbu davadan önce davacının tarafları ve konusu farklı, ancak aynı olaya ilişkin başka bir yer mahkemesine açtığı hukuk davasında, bu sürücü % 30 oranında kusurlu bulunmuş olup, o karar işbu dava sırasında kesinleşmiştir.
Bu durumda, mahkemece işbu dava bakımından ayrıca uzman bilirkişi incelemesi yaptırılması, o davada, kesinleşen kusur oranlarının, iş bu dava için güçlü delil niteliğinde olacağının gözetilmesi, çelişkili hükümlerin önlenmesi bakımından o davada kusur konusunda varılan sonuçlan da değerlendiren, tartışan ve denetime açık bilirkişi raporu alınması, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, kusur yönünden eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine. 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine. 26.06.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy