(1086 S. K. m. 74)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Söke Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 07.04.2005 tarih ve 2004/224-2005/165 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili asıl davada, davalı kooperatifin ortağı iken parasal edimlerini yerine getiremeyen müvekkilinin ihraç edildiğini, ihraç kararının 29.12.1998 tarihinde kesinleştiğini, kooperatife alınan arsanın bedelinin ortaklar tarafından ödendiğini, 27.6.1990 tarihli genel kurul kararı doğrultusunda kooperatif aracılığıyla müteahhit ile anlaşan müvekkilinin kendisine tahsis edilen A-12 nolu bağımsız bölümün kaba inşaatını ve ince işçiliğini bedelini peşin ödeyerek yaptırdığını, ayrıca müvekkilinin kooperatife genel giderler, bekçi, havuz, site içi yollar vs. için aidat ödediğini, ihracıyla davalı kooperatifin sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla A-12 nolu bağımsız bölümün arsa payı ve Bayındırlık birim fiyatlarına göre tespit edilecek inşaat bedellerinin dava tarihindeki değerinden 40.000.000.000 TL'nin, birleşen davada ise kooperatife yapılan aidat ödemelerinden 2.000.000.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının arsa ve bina bedeli olarak ne kadar talepte bulunduğunu belirtmesi gerektiğini, 27.6.1990 tarihli genel kurul kararı gereğince bu tür inşaatlarda pazarlık usulünün uygulanacağını, davanın bayındırlık birim fiyatlarının uygulanmasını talep edemeyeceğini, kooperatife sadece 1.310.000.000 TL aidat ödediğini savunarak haksız davaların reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davacıya isabet eden bağımsız bölümün kooperatif tarafından yaptırılan ve taşınmazın değerini artıran imalatlar düşüldükten sonra arsa payı dahil değerinin 28.000.000.000 TL ve genel giderler düşüldükten sonra aidat alacağının 1.071.847.859 TL olduğu, bu alacağa bilançonun kesinleştiği 26.7.1999 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı asıl davada, kendisine isabet eden bağımsız bölümün arsa bedelini arsa maliklerine ve 27.6.1990 tarihli genel kurul kararı doğrultusunda inşaat bedelini de müteahhide kendisinin ödediğini, ihracı nedeniyle kooperatifin sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek bunların dava tarihindeki değerlerini, birleşen davada ise kooperatife ödediği aidatların tahsilini istemiştir. Mahkemece asıl davada davacıya isabet eden bağımsız bölümün dava tarihindeki değerinden kooperatif tarafından yaptırılan ve taşınmazın değerini artıran çevre düzenlemesi, yüzme havuzu, oyun parkı, bekçi evi, ağaçlandırma, site içi yollar, otopark vs. bedelleri düşüldükten sonra arsa payı dahil değerine ve birleşen davada genel giderler düşüldükten sonra ödenen aidatların tahsiline karar verilmiştir. Dosyadaki tapu senedine göre kooperatif adına kayıtlı arsanın toplam 150 milyon lira bedelle arsa sahibi Hamit evlatları Vedat Arı, Halil Arı, Talha Arı, Mürüvvet Kocabaş ve Ayşe Nadire Erge'den satın alındığı görülmekte, ancak bu bedelin kimin tarafından ödendiği anlaşılamamaktadır. 27.6.1990 tarihli genel kurulun 7. maddesinde, kooperatif inşaatlarına canlılık kazandırmak açısından Bayındırlık birim fiyatları dışında müteahhit firma ile anlaşarak parasını peşin ödeyen ortaklardan inşaat katılım payı alınmamasına, bu durumda konutlarının bedelinin kendileri tarafından müteahhide ödenecek olması sebebiyle müteahhit firmaya bu konutlar için kooperatif tarafından ödeme yapılmamasına karar verilmiş, davacı bu genel kurul kararı gereğince kendisine isabet eden A-12 nolu bağımsız bölümün kaba inşaatı ve 11 kalem ince işçiliğini müteahhitle yaptığı 14.12.1989 tarihli sözleşme gereğince bedelini peşin ödeyerek kendisinin yaptırdığını beyan etmiştir. Mahkemece asıl davada; arsa bedelinin kimin tarafından ödendiği kesin olarak belirlenip, ortaklar tarafından ödenmişse davacı payına düşen miktar tespit edilerek ve davacının müteahhitle yaptığı sözleşme gereğince müteahhide yaptığı ödeme miktarı, bu ödemelerin tarihleri belirlenip, bu miktarların dava tarihi itibarıyla eskale edilmesiyle bulunacak miktara hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde dairenin dava tarihindeki değeri esas alınarak hesaplama yapılması doğru görülmemiştir.
3- Birleşen davada, dava dilekçesinde dava tarihinden itibaren faiz talep edildiği halde mahkemece HUMK.nun 74. maddesine aykırı şekilde talep aşılarak 26.7.1999 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi de isabetsiz olmuştur.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte belirtilen nedenlerle davalı kooperatif vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı kooperatif vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.07.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy