(4721 S. K. m. 466)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 10.03.2005 tarih ve 2004/834-2005/131 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin Özel Arı Dershanesi Ltd. Şti'nin iki ortağından biri olduğunu, açılan dava sonucu Av. H. Hüseyin Morbel'in kayyum atandığını, müvekkilinin kar payının tahsiline yönelik ayrıca dava açtığını, kayyuma tebligat yapılmasına rağmen görevine başlamadığını, mahkemenin yeni bir kayyum atanmasını bekletici mesele yaptığını ileri sürerek, anılan şirkete yeni bir kayyum atanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, dava dilekçesinde açıklanan şirkete kayyum atanmasına ilişkin dava dosyası ve tüm dosya kapsamıyla Özel Arı Dershanesi Ltd. Şti.'ne kayyum tayin edilen H.Hüseyin Morbel'in görevine başlamadığı gerekçesiyle, görevine son verilmesine, kayyum olarak İhsan İlhan'ın atanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, limited şirkete atanan kayyımın değiştirilmesi istemine ilişkindir. Davacı ile davalının İzmir Özel Arı Dershaneleri Ltd. Şti'nin ortakları oldukları, anılan şirketin başka ortağının bulunmadığı, davalının istemi üzerine aynı mahkemenin 16.05.2002 tarih, 2000/450-469 esas ve karar sayılı ilamı ile kızı Selda Tülü'nün şirkete kayyım atandığı, davacının, atanan kayyımın değiştirilmesi istemi üzerine aynı mahkemece H. Hüseyin Morbel'in şirkete kayyım tayin edildiği uyuşmazlık konusu değildir. Davacı vekili, temyize konu bu davasında da atanan kayyımın görevini yapmadığını ileri sürerek değiştirilmesini istemiştir. Davacı vekilinin adını bildirdiği İhsan İlhan şirkete kayyım olarak atanmıştır. Ancak, dosya kapsamından atanan kayyımın davacının babası olduğu anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, şirkete kayyım atanmasında hususunda ortaklar arasında uzun zamandan beri çekişme bulunduğu dikkate alınıp, yansız ve taraflarla menfaat çatışması bulunmayan bir kayyımın atanması gerekirken, hiçbir araştırma yapmadan, salt davacı vekilinin beyanı üzerine davacının babasının kayyım atanması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.07.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy