(6762 S. K. m. 688, 689, 690, 691)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Biga Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 08.03.2005 tarih ve 2003/335-2005/71 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deyiş Cesur tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında akdedilen sözleşme gereğince müvekkilinin Çayırlı Un San. ve Tic. A.Ş.'de bulunan tüm hisselerini 30.000.000.000 TL bedelle davalıya sattığını, satış bedeline karşılık kendisine verilen senetlerin borçlusu şirket olup, şirketin malı bulunmadığından tahsil edilemediğini ileri sürerek davalının borçlu olduğunun ve bonoların karşılığı bulunmadığının tespiti ile 30.000.000.000 TL.nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu senetlerin borçlusunun müvekkili olmadığını, şirket borçlarından dolayı şirket ortağı olan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, şirket hissesinin devrinden kaynaklanan alacağın tahsili isteminde devir sözleşmesini resmi merciler önünde yapan tarafların devir bedelinin tamamen istendiğine ilişkin beyanları karşısında resmi senette gösterilmeyen bedel bakiye bedeli için bono düzenlemelerinin mümkün olduğu, bu senetlerin özel anlaşma bakımından yazılı delil oluşturacağı, dava konusu senetlerin hisse devri karşılığı düzenlendiği ancak ödenmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının borçlu olduğunu tespiti ile senetlerin vade tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kambiyo senedinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Davacı, hissedarı olduğu anonim şirketteki hissesini davalıya sattığını, karşılığında 30.000.000.000 TLsi bono aldığını ancak bono borçlusunun dava dışı şirket olduğunu, alacağını şirketten tahsil edemediğini, gerçek borçlunun davalı olup, bono nedeniyle borçlu olduğunun tespiti ile alacağının tahsilini istemiş, mahkemece, anılan senetlerin hisse devri karşılığı düzenlendiği ve ödenmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TTK. nun 688-691. maddelerinde emre yazılı senetler düzenlenmiş olup, bir bonoyu düzenleyen kimsenin aynen bir poliçeyi kabul eden kimse gibi sorumlu olacağı hükme bağlanmıştır. Bonoyu düzenleyen keşideci, bizzat ödemeyi taahhüt etmektedir. Bono mücerret bir borç ikrarı olup, dava konusu senetlerde keşideci dava dışı şirkettir. Davalı ise senette ne keşideci, ne avalist ne de ciranta olarak yer almamaktadır. Bu durumda anılan senetler yönünden davalının sorumlu tutulma olanağı bulunmamaktadır. Ancak, hisse devri nedeniyle taraflar arasında hak ve borçları düzenleyen yazılı bir anlaşma yapılmıştır.
O halde mahkemece, taraflar arasında düzenlenen 27.06.2002 tarihli protokol başlıklı anlaşma çerçevesinde hak ve borçların tespiti ile uyuşmazlığın çözümü gerekirken, yazılı olduğu şekilde bono borçlusu olmadığı halde davalının bonolardan sorumlu tutulması doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.07.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy