(6762 S. K. m. 4, 5, 1061, 1361) (5136 S. K. m. 4)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nce verilen 03.05.2005 tarih ve 2005/146 - 2005/114 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete nakliyat sigorta poliçesiyle sigortalı kakao emtiasının Fildişi Sahili'nden Türkiye'ye Hıstrıa Fatih adlı gemiyle davalı tarafından taşındığını, varma yerinde emtianın hasarlı olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek sigortalıya ödenen 9339 USD'nin 17.09.2004 tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, somut olayda davacı sigorta şirketi TTK. nun 1361 inci maddesine göre tazmin ettiği zararı halefiyet yoluyla rücuen davalı taşıyıcıdan talep ettiğinden uyuşmazlığın çözümünde bu madde ile TTK. nun 5 inci kitabında yer alan sigorta hukukunu düzenleyen hükümlerinin uygulanması ve TTK. nun 4 üncü kitabı kapsamında olmayan davanın genel hükümlere göre yürütülmesi gerektiği gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, dava dilekçesinin bu yönden reddine, karar kesinleştiğinde talep halinde Beyoğlu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, deniz yoluyla yapılan taşıma sırasında emtiada meydana gelen hasarın geminin donatanına izafeten acenteden rücuan tazmini istemine ilişkindir.
28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 sayılı Yasa ile Türk Ticaret Yasası'nın 4 üncü maddesine eklenen fıkrada iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı'nca, bu Yasanın dördüncü kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulacağı, anılan mahkemelerin yargı çevresinin Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirleneceği düzenlenmiştir. Bahse konu yasal düzenleme doğrultusunda Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 20.07.2004 gün ve 370 sayılı kararıyla bu tür davalara bakmak üzere İstanbul'da Denizcilik İhtisas Mahkemesi kurulup, faaliyete geçirilmiştir.
Somut olayda mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde TTK. nun 1361. maddesi ve TTK. nun 5. kitabında yer alan sigorta hukukuna dair hükümlerin uygulanması gerektiği kanaatine varılarak görevsizlik kararı verilmiştir.
Halefiyete dayalı rücu davası, esas olarak sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı bir tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Sigortalı zarar sorumlusuna karşı hangi hukuki sebebe dayanarak dava hangi mahkemede dava açacak ise, sigortacı da aynı hukuki sebebe dayanarak o mahkemede dava açacaktır. 1361. maddesi ise genel olarak sigortacının halefiyet hakkını düzenlemekte olup, meydana gelen uyuşmazlık, TTK. nun "Deniz Ticareti" başlıklı 4 üncü kitabında yer alan 1061 vd. maddelerinde taşıyanın mesuliyeti hükümleri de gözetilerek çözümlenecektir.
O halde mahkemece, işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde mahkemenin görevsizliğine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.07.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy