(2004 S. K. m. 72) (1086 S. K. m. 440, 442)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 01.03.2004 gün ve 2002/846-2004/159 sayılı kararı onayan Daire'nin 05.04.2005 gün ve 2004/5470-2005/3239 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı kooperatif ortağı olan müvekkilinin üyelikten ihraç kararının mahkemece iptal edildiğini, bu süre içinde davalı kooperatifin davacıyı ortak olarak kabul etmeyip genel kurullara davet etmediğini, 01.06.2000 günlü genel kurula katılma isteğinin kabul edilmediğini, bu nedenle kabul edilmediği genel kurullarda kararlaştırılan aidatlar bakımından temerrüt olgusunun gerçekleşmediğini, buna rağmen 10.07.2002 tarihli ihtarname ile 14.913.243.506.-TL ana para, 65.313.240.250.-TL gecikme cezası istenildiğini, ayrıca ihtarname ile toplu konut kredisi adı altında 3.950.000.000.-TL ana para ve 3.752.500.000.-TL gecikme cezası talep edildiğini ileri sürerek, davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, birleşen davada ise menfi tespit davasına konu borç nedeniyle müvekkili hakkında verilen 01.10.2002 günlü ihraç kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının yaklaşık on yıldır ödeme yapmadığını, borcunu bilerek ödemeyen davacının iyiniyetli olmadığını, ihraç kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemenin, menfi tespit davasının kısmen kabulüne, davacının 80.004.076.393.-TL borcu bulunmadığının tespitine, birleşen davanın kabulü ile davacının üyelikten ihraç kararının iptaline dair verdiği kararının Dairemiz'ce onanması üzerine, davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve mahkemece hukukçu bilirkişi olarak görevlendirilen Avukat Yurdakul Tuncer'in daha önce taraflar arasında görülen davada, davalı yanın vekili olarak yer almasının hukuki değerlendirmenin mahkemeye ait olması ve borç tutarı bakımından ekonomist bilirkişice inceleme yapılmış bulunması nedeniyle sonuca etkili olmasının mümkün bulunmamasına göre davacı vekilinin HUMK.'nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK.nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 22.90 YTL. karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı yasa ile değiştirilen HUMK.nun 442/3. madde hükmü uyarınca, takdiren 125.00 YTL. para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 23.09.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy